100'den fazla eski İngiliz ve Fransız diplomat, Londra ve Paris yönetimlerine işgal rejimine silah transferini durdurma, askeri iş birliğini askıya alma ve İsrail yerleşimlerine karşı yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.
100'den fazla eski büyükelçi ve diplomat, Cumartesi günü İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile Fransa yönetimine hitaben yayımladıkları açık mektupta, işgal rejimine ve işgal rejiminden silah transferlerinin askıya alınmasını ve işgal rejimi ile ikili askeri iş birliğinin durdurulmasını istedi.
Eski diplomatlar, Gazze'deki durumun yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik uygulamalara dikkat çekerek, işgal rejimin politikalarını Gazze'de sistematik yıkım ve Batı Şeria'da etnik temizlik olarak nitelendirdi.
Mektuba, Orta Doğu ülkelerinde ve Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapmış eski büyükelçiler ve başkonsoloslar imza attı.
İmzacılar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan İngiltere ve Fransa'nın uluslararası hukukun uygulanması ve savaş suçları ile insanlığa karşı suçlardan sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlama konusunda sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Diplomatlar, Gazze'de yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yıkılmış topraklarının yalnızca yüzde 30'luk bölümünde sıkışmış halde yaşadığını, açlık, ilaç ve barınma sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Ayrıca ateşkesten bu yana 1200'den fazla Filistinlinin katledildiğini ileri sürdü.
Batı Şeria ve Kudüs'te Filistinlilerin evlerinin yıkılması ile yerleşimci şiddetinin yaygınlaşmasına da dikkat çeken imzacılar, bu uygulamaların işgalci İsrail ordusu ve polisinin desteğiyle yürütüldüğünü savundu.
100'den fazla eski diplomat 7 adım talep etti
Eski diplomatlar, İngiltere ve Fransa'nın işgalci İsrail'e karşı atması gerektiğini belirttikleri 7 ortak adım sıraladı.
Taleplerin başında Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarına uyulması, Avrupa Birliği ile işgal rejim arasındaki ortaklık anlaşmasının ve İngiltere-israil ticaret ve ortaklık anlaşmasının askıya alınması yer aldı.
Diplomatlar ayrıca işgal rejimine ve işgal rejiminden silah transferlerinin durdurulmasını, tüm ikili askeri iş birliğinin askıya alınmasını ve Gazze'ye insani yardımların herhangi bir kısıtlama olmaksızın Birleşmiş Milletler kuruluşları, UNRWA ve uluslararası kuruluşların öncülüğünde ulaştırılmasını istedi.
Mektupta işgal yerleşimleriyle her türlü ticaretin yasaklanması da talep edildi. Bu kapsamda yerleşimlerden gelen malların yanı sıra yatırımlar, sigorta ve finansal hizmetlere yönelik kısıtlamalar çağrısı yapıldı.
İngiltere ve Fransa hükümetlerinden ayrıca Kudüs'teki E1 yerleşim projesinin finansmanına veya inşasına katkıda bulunabilecek şirket ve kuruluşları uyarmaları istendi. İmzacılar, projeye katılanların İngiltere ve Fransa'daki çıkarlarının zarar görebileceği konusunda açık bir uyarı yapılmasını talep etti.
"Filistin gözlerimizin önünde siliniyor"
Eski diplomatlar, "Filistin gözlerimizin önünde siliniyor" ifadelerini kullanarak işgal rejimin işgal ve yıkım politikasının Lübnan ve Suriye'ye de yayıldığını savundu ve Londra ile Paris'in bu konuda harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
İmzacılar, İngiltere ve Fransa'nın 2025'te Filistin devletini tanımasının, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını koruyacak acil ve somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Diplomatlar ayrıca işgalci İsrail hükümetini bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini ortadan kaldırmaya çalışmakla suçladı ve İsrail'in uluslararası hukuk, Uluslararası Adalet Divanı kararları ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını görmezden geldiğini ileri sürdü.
E1 yerleşim projesi için "kırmızı çizgi" uyarısı
Eski diplomatlar, işgal rejimin 17 Ağustos'ta E1 yerleşim projesi için ihale sürecini başlattığını belirterek projeyi İngiltere, Fransa ve Almanya açısından "kırmızı çizgi" olarak nitelendirdi.
İmzacılara göre önerilen önlemler yalnızca uluslararası hukuku ihlal edenleri cezalandırmayı değil, aynı zamanda şiddetin karşısında eşit haklar, adalet ve karşılıklı güvenliğe dayanan uluslararası güvenceli bir alternatif ortaya koymayı amaçlıyor.
Mektubu imzalayanlar arasında Mısır, Türkiye, İran, Suriye, Lübnan, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde görev yapmış eski İngiliz ve Fransız büyükelçilerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği nezdinde görev yapmış eski diplomatlar da bulunuyor.