Abone Ol

77 kişiye mezar olan apartmanda acı gerçek ortaya çıktı! Bilirkişi raporu skandalı tescilledi: Kolon kesilmiş

Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 77 kişinin hayatını kaybettiği Serin-2 Apartmanı’na ilişkin yeni bilirkişi raporu dava dosyasına girdi. Raporda binada sonradan kolon kesildiği belirlenirken, kullanılan betonun ciddi ölçüde yetersiz olduğu ve donatı uygulamalarında yönetmeliğe aykırılıklar bulunduğu tespit edildi. Uzman heyet, yıkımda en yüksek teknik sorumluluğun yapım aşamasındaki ağır kusurlardan kaynaklandığını değerlendirdi.

77 kişiye mezar olan apartmanda acı gerçek ortaya çıktı! Bilirkişi raporu skandalı tescilledi: Kolon kesilmiş

Diyarbakır’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Serin-2 Apartmanı’na ilişkin davada yeni bir bilirkişi raporu hazırlandı. Yıkılan binada 77 kişi hayatını kaybetmiş, 29 kişi de yaralanmıştı.

Yeni bilirkişi raporu dava dosyasına girdi

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Ankara ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden oluşturulan 4 kişilik uzman heyet tarafından hazırlanan rapor dava dosyasına eklendi. Tutuksuz 4 sanığın yargılandığı davada hazırlanan raporda binanın taşıyıcı sistemi, beton kalitesi ve sorumluluklara ilişkin kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.

Raporda ayrıca binanın altında bulunan iş yerlerinde taşıyıcı kolonlardan birinin sonradan kesildiğine ilişkin görseller ve tespitler de bulundu.

Beton ve donatı uygulamalarında ciddi kusurlar

Uzman heyetin değerlendirmesinde, binada kullanılan betonun kalitesinin ciddi seviyede yetersiz olduğu belirtildi. Bu durumun yapının deprem sırasında ağır hasar alması ve ardından yıkılmasında önemli rol oynadığı ifade edildi.

Raporda, statik projede öngörülen donatı detaylarına da uyulmadığı kaydedildi. Etriye aralıkları ile kanca detaylarının yürürlükteki yönetmeliklere aykırı şekilde uygulandığı, taşıyıcı elemanlarda ise ciddi ölçüde düşük kaliteli beton kullanıldığı tespit edildi.

“Kolonun kesilmesi deprem direncini azalttı”

Raporda, Serin-2 Apartmanı’na yaklaşık 19 metre mesafede gerçekleştirilen yol ve alt geçit çalışmalarının da incelendiği belirtildi. Yapılan değerlendirmede kazı çalışmalarının binanın temelini veya temel altındaki zemini zayıflatacak nitelikte olmadığı sonucuna varıldı.

Araç ve kamyonların oluşturduğu titreşimlerin, temel çevresindeki nemin veya sınırlı su akışının da binanın deprem dayanımını anlamlı ölçüde düşürdüğünü ortaya koyan teknik bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı.

Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde ise binanın taşıyıcı sistemindeki bir kolonun sonradan kesildiğinin dosyadaki bulgularla açık şekilde anlaşıldığı belirtildi.

Raporda, “Kolonun kesilmesini gerçekleştiren, yaptıran veya bu işleme karar veren kişi veya kişilerin binanın deprem direncinin azalmasına doğrudan katkıda bulunmaları nedeniyle önemli düzeyde teknik sorumluluk taşıdıkları değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

En yüksek teknik sorumluluk yapım aşamasındaki kusurlarda

Uzman heyet, binanın yıkımında tek bir kusur veya ihmalin etkili olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Raporda, yapım ve uygulama aşamasındaki ağır malzeme ve donatı kusurlarının yıkımdaki en önemli etkenler olduğu belirtildi.

Buna göre fenni mesul, sürveyan, şantiye şefi ve bina müteahhidinin en yüksek teknik sorumluluğu taşıdığı değerlendirildi. Kolonun kesilmesinden sorumlu kişi veya kişilerin ise ikinci derecede ancak önemli bir teknik sorumluluğunun bulunduğu ifade edildi.

Statik proje müellifi ile projenin teknik açıdan incelenmesi ve onaylanmasında görevli kişi veya mercilerin sorumluluğunun ise daha sınırlı ve ikincil düzeyde olduğu kaydedildi.

“Gelen rapor tüm iddialarımızı ispatlıyor”

Davada mağdurların avukatlığını yapan Hüseyin Kıratlı, aynı zamanda depremde Serin-2 Apartmanı’nın enkazında anne ve babasını kaybettiğini belirtti.

Dosyada daha önce farklı üniversiteler tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarının da bulunduğunu aktaran Kıratlı, yeni raporun özellikle kolon kesildiği yönündeki iddialarını desteklediğini söyledi.

Kıratlı, “Dava dosyasına gelen bilirkişi raporunun, kolon kesme iddialarımızı teyit edecek nitelikte olduğu ispatlandı. Enkaz çalışmalarından bugüne kadar binadaki iş yerlerinde kolon kesildiği iddiasında bulunmuştuk. Bu talebimiz o zaman ispatlanamamıştı. Gelen rapor tüm iddialarımızı ispatlıyor. Bu raporun yargılamayı etkileyeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu rapor iddialarımızı ispat ettiği için dosyanın seyri değişecek ve maddi gerçeğin ortaya çıkacağı düşüncesindeyiz. Annem ve babam ile komşularımız adına hukuk mücadelesini devam ettirirken dosyaya eklenen rapor yüreğimize bir nebze su serpti. Hukuk mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğim. Kolon kesilme iddialarımızı ispatlar nitelikte olan raporun, sürecin bizim açımızdan olumlu yürümesine katkı sunacağı inancındayım” dedi.

“Bu acıların bir daha yaşanmamasını diliyoruz”

Depremde çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Kıratlı, benzer acıların tekrar yaşanmaması gerektiğini vurguladı.

Kıratlı, “Bu depremlerden umarım ders çıkarırız ve yaşanan acılar bir daha yaşanmaz. Depremde kolon kesmelerin etkili olduğunu yaşadık. İş yeri sahipleri bu tarz şeylere teşebbüs etmesin ve canlar yanmasın. Çok kişiyi depremde kaybettik. Kolon kesilmesi de bunun bir sebebiydi. Etkin bir denetim ve kontrol yapılmamıştı. Umarım bu son olur ve toplum olarak bu tarz acıları yaşamayız” ifadelerini kullandı.

4 sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis istemi

İddianamede, tutuksuz sanıklar bina müteahhidi Hüseyin B, statik proje müellifi Cihan U, statik betonarme projesine onay veren Nasir Ç. ve bina fenni mesulü Ekrem B. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında daha önce Fırat Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi ve Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü akademisyenlerinden oluşturulan heyetlerce Serin-2 Apartmanı’na ilişkin 3 ayrı bilirkişi raporu hazırlanmıştı.