Nepal’in afet yönetimi kurumu pazartesi günü yaptığı açıklamada, kurtarma ekiplerinin yıkıcı ani sellerin ardından yaklaşık 6 hidroelektrik projesinin tünellerinde ve yer altı alanlarında mahsur kaldığı tahmin edilen 900’den fazla kişiye ulaşmaya çalıştığını bildirdi.
Geçen hafta çarşamba günü buz, kaya, çamur ve enkazın Nepal vadilerine sürüklenmesiyle meydana gelen benzeri görülmemiş felakette can kaybı 903’e yükseldi. Sınırın Tibet tarafında ise 16 kişinin daha hayatını kaybettiği bildirildi. Nepal’de 4 binden fazla, Tibet’te ise 500 kişi kayıp durumda.
Sel sularıyla dağlardan sürüklenen ve birçoğunun kimliği henüz belirlenemeyen yüzlerce ceset, Himalaya bölgesindeki ovalarda açılan sığ mezarlara defnedildi.
Nepalli yetkililer pazartesi günü, çalışmaların selden etkilenen bölgedeki hidroelektrik projelerinde kaybolan 933 kişiye ulaşmaya odaklandığını açıkladı.
Kurtarma ekipleri tarafından paylaşılan fotoğraf ve videolarda, tünellere ulaşabilmek için iş makineleriyle çamur ve toprağın kazıldığı görüldü.
Nepal Ordusu Sözcüsü Raja Ram Basnet, “Çok büyük miktarda enkaz birikmiş durumda. Bu da tünelleri açma çalışmalarımızın önünde büyük bir zorluk oluşturuyor.” dedi.
Normalde rehberlik yapan Ashish Gurung da kurtarma çalışmalarına katılanlar arasında yer aldı.
Gurung, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Her yerde yalnızca çamur var. Tünelin içi çok daha kötüydü. Hareket etmek son derece zor çünkü çamur çok derin.” ifadelerini kullandı.
Gurung’un ekibi pazar günü, felaketten en ağır etkilenen bölge olan Ruswana’daki Chilime Hidroelektrik Santrali’ne ulaşmaya çalışıyordu.
Gurung, dağcıların çamurun derinliğini ölçmek için tahta parçaları kullandığını, ardından bu tahtalardan geçici bir köprü yaptığını ve güvenliklerini sağlamak amacıyla halatlardan oluşan bir sistem kurduğunu söyledi.
Gurung, “Çamurun içinde yürümek çok zor. Bir noktada göğsümüze kadar yükseliyordu. Yaklaşık 130 metre içerideki ilk istasyona kadar yaklaştık. O noktadan tünelin daha ilerisini görebiliyorduk; sanki her yer cesetlerle doluymuş gibi görünüyordu.” dedi.
Hidroelektrik şirketi, kurtarma ekibine tesisin haritasını verdi. Haritaya göre tünellerde bulunan kişilerin, içerideki altyapı alanlarında kalarak hayatta kalmış olma ihtimali bulunuyor.
Gurung, “İçeride güvenli bir alanları var. Bazıları hâlâ hayatta olabilir. Hayatta olmalarını umut ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Kızılhaç, Çin’in ve bazı uzmanların iklim krizinin etkileriyle ilişkilendirdiği felaketten 90 binden fazla kişinin etkilenmiş olabileceğini tahmin ediyor.
Nepal Başbakanı Balendra Shah, seli “benzeri görülmemiş ve yıkıcı bir doğal afet” olarak nitelendirerek hasarın tamamına ilişkin değerlendirme yapmanın hâlen zor olduğunu söyledi.
Shah, pazar gecesi Facebook’ta yaptığı paylaşımda, “Olumsuz hava koşullarına, zorlu araziye ve devam eden risklere rağmen vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak için kararlılıkla ilerliyoruz.” dedi.
Shah, kurtarma çalışmalarına sivil çalışanlar ve gönüllülerin yanı sıra yaklaşık 21 bin güvenlik personelinin katıldığını belirtti.
Nepal’in afet kurumu pazartesi günü ülkede 903 kişinin hayatını kaybettiğini ve 592’si yabancı olmak üzere 4 bin 247 kişinin kayıp olduğunu açıkladı.
Çinli yetkililer pazar günü itibarıyla 16 kişinin öldüğünü ve 546 kişinin kaybolduğunu bildirdi. Çin devlet medyası, kayıp kişilerden 261’inin yabancı olduğunu ve bunların arasında 100’den fazla Nepallinin bulunduğunu aktardı.
Çin devlet televizyonu CCTV, Pekin yönetiminin 2 bin 100’den fazla kurtarma personelini görevlendirdiğini ve yardım çalışmalarını desteklemek amacıyla en az 220 milyon yuan, yani yaklaşık 33 milyon dolar ayırdığını bildirdi.
Haberde, ön saflardaki kurtarma ekiplerine havadan ekipman ve malzeme bırakıldığı, askerlerin ise kayıp kişileri bulmak amacıyla yaşam tespit cihazları kullandığı belirtildi.
Nepal, genel arama kurtarma çalışmaları için yabancı yardıma ihtiyaç duymadığını açıkladı. Ancak tünel kurtarma çalışmalarında Hindistan ve Çin’in uzmanlığından yararlanıyor.
Kurtarma çalışmaları, kötü hava koşulları ve felaketin ardından Nepal-Çin sınırında oluşan gölün taşarak Nepal’deki nehirlere akmaya başlaması nedeniyle yeni sellere yol açabileceği endişesiyle cuma gününden bu yana birkaç kez durduruldu.
Bununla birlikte felaketten ağır etkilenen iki bölgeden biri olan Rasuwa’nın bölge yöneticisi Narendra Pariyar, pazartesi günü havanın iyi olduğunu ve kurtarma çalışmalarının giderek hızlandığını söyledi.
Taşan Trishuli Nehri’nin kıyısında bulunan kutsal Devighat kasabasında bölge sakinleri, bir zamanlar evlerinin bulunduğu yıkıntıların arasında dolaşarak enkazdan eşyalarını kurtarmaya çalıştı.
Çin devlet televizyonu CCTV, selin “küresel ısınmanın uzun vadeli etkileri altında buzulların istikrarsızlaşmasından kaynaklandığını” bildirdi. Kanal, olayı Tibet Platosu’ndaki “kriyosfer felaketlerinin yeni ve belirgin bir özelliği” olarak nitelendirdi.
İki Nepalli yetkili Reuters’a, bu yılın başlarında iş birliğini güçlendirmek amacıyla yapılan toplantının ardından Çin’in buzul riskleri ve su seviyeleri hakkında yeterli bilgi paylaşmadığını söyledi.
Yetkililer, veri paylaşımındaki eksikliğin gelecekteki afetlere hazırlık çalışmalarını sekteye uğratabileceğinden endişe duyduklarını belirtti.
Çin Dışişleri Bakanlığı, söz konusu toplantıya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.