İslâm, bir hareket ve faaliyet dînidir. Bazı Uzak Doğu felsefeleri gibi Dünya’dan el çekmiş bir atâlet ve miskinlik dîni değildir.
Hadîs-i şerîfte şöyle buyruluyor
“Herhangi birinizin elinde bir hurma fidanı varken, kıyâmet kopacak olsa, derhal onu diksin!” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, IV, 63)
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de hayatı boyunca hiç tatil yapmadı. “Şu ağacın altında bir gün dinleneyim, bir müddet bana gelmeyin…” demedi. Son nefesine kadar sürekli hidâyetlere vesîle olmanın, kalpleri İslâm ile fethetmenin, ashâbını da aynı şuurla yetiştirmenin derdinde oldu.