Abone Ol

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik”

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107).

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik”

Bu ayet, Peygamber'in yeryüzüne Allah'ın bir rahmet ve bereketi olarak gönderildiği anlamına gelir, çünkü o dünyayı gafletten uyandırmış, Hakla bâtılı ayıran gerçek bilgiyi getirmiş ve tüm dünyayı kurtuluş ve azabdan her ikisiyle de uyarmıştır. Bu gerçek burada Mekke müşriklerinin Peygamber'i bir bela ve felaket olarak kabul etmekle yanılgıya düştüklerini bildirmek için tekrarlanmıştır. Onlar "Bu adam aramıza ayrılık tohumları ekti, yakın akrabaları birbirinden ayırdı," diyorlardı. Cevap olarak onlara şöyle deniliyor: "Ey akılsızlar, onun size bir bela olarak geldiğini düşünmekle yanılgıya düşüyorsunuz, aslında o size Allah'tan bir rahmet ve bereket olarak gelmiştir."

Hz. Muhammed’in -salât ve selâm üzerine olsun- getirdiği dinin insanlık için rahmet kaynağı olduğunu ve Hz. Muhammed’in -salât ve selâm üzerine olsun- alemlere rahmet olarak gönderildiğini gösteren birçok kanıt vardır. Bu rahmet, ona inanan ve inanmayan herkesi kapsamaktadır. Çünkü bütün insanlık, isteyerek veya istemeyerek bilinçli ya da bilinçsiz Hz. Muhammed’in -salât ve selâm üzerine olsun- getirdiği sistemden etkilenmiştir. Bu rahmetin gölgesi halâ devam etmektedir. Gölgesinde dinlenmek, kavurucu dünya çölünde, özellikle günümüzde huzur veren meltemlerin esintisini, kokusunu almak isteyenler bu rahmete koşabilirler:

Bugün insanlık her zamankinden çok bu rahmeti ve esenliği duyumsamaya muhtaçtır. Çünkü insanlık, büyük bir bunalım ve şaşkınlık içinde yaşamaktadır. Materyalizmin bataklığında savaşların cehenneminde kıvranıp durmaktadır. Kalpler ve ruhlar kaskatı kesilmiştir.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî, el-Keşşâf adlı tefsirinde Enbiyâ Suresi 107. ayetini dilbilimsel ve kelâmî açıdan inceler.

Dilbilimsel Analiz ve Anlam

İstisna ve Hasr (Sınırlama): Zemahşerî, ayetteki "illâ" (ancak/sadece) istisna edatının bir sınırlama (hasr) ifade ettiğine dikkat çeker. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) risaletinin asıl amud-u fıkarâsı ve gayesi yalnız ve yalnız rahmettir.

Cins/Tüm Varlıklar: "lemîn" kelimesinin çoğul ve kapsayıcı yapısını vurgulayarak peygamberliğin evrenselliğine ve tüm yaratılmışları içerdiğine değinir.

İman Edenler ve Etmeyenler Açısından Rahmet

Zemahşerî, Hazreti Peygamber'in tüm varlıklar ve insanlık için nasıl bir rahmet olduğunu iki grupta değerlendirir:

Müminler için Rahmet: Kendisine iman eden, getirdiği hidayete uyan kimseler için hem dünyada doğru yolu bulma vesilesi hem de ahirette ebedî kurtuluşa ve cennete ulaşma vasıtasıdır.

Kâfirler ve İnkârcılar için Rahmet: Mümin olmayanlar için ise rahmet, önceki ümmetlerin başına gelen toplu helak (yere batırılma, tayfun, taşa çevrilme gibi kökten kazıyıcı azaplar) cezasının Hz. Peygamber'in hürmetine ertelenmiş ve kaldırılmış olmasıdır.

Akıl ve Tevfik (İlahi Yardım)

Zemahşerî, insanın akıl ve irade sahibi bir varlık olmasına vurgu yapar. Allah'ın elçi göndermesi, insanlara doğru yolu bulmaları için sunulmuş büyük bir lütuf, kolaylaştırıcı bir ikram ve rahmettir; zira insanlar peygamber aracılığıyla ilahi emirleri, dünya ve ahiret dengesini şüpheye yer kalmaksızın öğrenirler.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ