Çin üniversiteleri bu kararı bir günde almadı. Eğitimdeki dönüşümün aslında bir ‘yapay zekâ devrimi’ olduğunun anlaşılması 5 yıl sürdü. Tesadüfen Çin hükümetinin kalkınma hedefleri de 5 yıldır ‘teknolojide küresel lider olma’ menzilini güdüyordu. Çin bu yolda çok ilerledi. Artık ülkeye gelen yabancı liderleri, kung fu yapabilen yapay zekâlı robotlar karşılıyor.
2021’de başlayan bu değişimde, günümüze kadar Çin üniversiteleri 12.200 lisans programını iptal etti. Ama buna karşılık 10.200 yeni program başlattı. Bu da üniversite programlarının %30'undan fazlasının değiştirildiği anlamına geliyor.
İşsizlik ordusuyla savaş
Kapatılan eğitim programları arasında en büyük darbeyi sanat dalları aldı. Çinli akademisyenlere göre yeni sanatçılar yetiştirmek için eğitim vermeye gerek yok. Sonuçta yapay zekâ bu işin eğitimini verebiliyor. Hatta sanatçıya gerek bile olmadan sanat eseri üretebiliyor. Sinema ise bu sanat dallarının başında geliyor. Yapay zekâ ile üretilen filmlerin altında artık sanatçıların değil teknik insanların imzası yer alıyor.
Aynı şey beşeri ilimler için de geçerli. Ülkedeki felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih, dil ve edebiyat bölümlerinde pek çok program kapatıldı. Kamu yönetimi bölümleri daraltıldı. Yabancı dillerde özellikle de İngiliz dili ve edebiyatı bölümlerinin ise kapısına kilit vuruldu.
Bu bölümlerin öğrenci ve mezunları da diplomalarının bir işe yaramadığının farkında. İşsizlik oranı bu kesim arasında %20’yi buluyor. Yani Çin hükümeti, ‘üniversiteli işsiz’ problemini, ‘işsiz üniversiteleri’ kapatarak çözüyor.