فَرْدٌ حَيٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ
Bu altı ism-i şerif, birbirinden bağımsız mânalar olarak değil; Cenâb-ı Hakk'ın vahdaniyet, hayat, kayyûmiyet, rubûbiyet, hikmet, adalet ve tenzih cihetlerini birbirini tamamlayacak şekilde gösteren esmâ tecellîleri olarak tefekkür edilebilir.
1. Ferd ve Hayy
Ferd, Cenâb-ı Hakk'ın Zâtında ve ulûhiyetinde tek ve eşsiz olduğunu bildirir.
Hayy ise bu Ferd-i Vâhid'in ezelî ve ebedî hayat sahibi olduğunu ifade eder.
Risale-i Nur'da hayat, tevhid hakikatini gösteren en kuvvetli delillerden biridir. Çünkü hayatın bulunması, Hayy-ı Ezelî'nin tasarrufunu gösterir.
Ferdiyet vahdaniyetin; Hayat, bu vahdaniyetin Hayy bir Zât'a ait olduğunun tezahürüdür.
2. Hayy ve Kayyûm
Hayy, hayat sahibi olan; Kayyûm, bütün mevcudatı kendi kudretiyle ayakta tutan ve idare eden demektir.
Bu iki isim, özellikle “Hayy-ı Kayyûm” terkibiyle birbirine çok yakın bir mânâda tecellî eder.
Hayat yalnızca mevcut olmak değildir; kâinatta hayatın devamı, intizamı ve idamesi de vardır. İşte Kayyûmiyet, bu devam ve kıyamı ifade eder.
3. Kayyûm ve Hakem
Kayyûmiyet, bütün kâinatın Allah'ın kudret ve iradesiyle ayakta tutulmasını ve idare edilmesini ifade eder.
Fakat bu idare abes ve tesadüfî değildir. Kâinatta görülen intizam, ölçü ve hikmet, bu idarenin Hakemiyet cihetini gösterir.
Hakem, hükmeden ve her şeyi hikmetle yerli yerine koyan mânasını taşır.
Kayyûmiyet, tedbir ve idare; Hakemiyet, bu idarenin hikmet ve hüküm üzere olması.
4. Hakem ve Adl
Hakem, hüküm ve hikmeti gösterir.
Adl, ölçü, denge ve adaleti gösterir.
Risale-i Nur'daki mizan, intizam ve hikmet nazarıyla kâinata bakıldığında, ilâhî hüküm ve tasarrufun ölçüsüz olmadığı görülür; Hakemiyet ile Adalet birbirini tamamlar.
5. Adl ve Kuddûs
Adl, Cenâb-ı Hakk'ın fiillerindeki mizan ve adaleti gösterir.
Kuddûs ise Zâtının, sıfatlarının ve fiillerinin her türlü noksanlık ve kusurdan münezzeh olduğunu bildirir.
Kâinattaki intizam, mizan ve adalet, Sâni'in fiillerindeki kemale işaret eder; Kuddûsiyet ise bu kemalin tenzih ve takdis cihetini ifade eder.
Adalet, fiillerdeki kemal; Kuddûsiyet, noksanlıktan tenzih ve takdis.
6. Ferd ve Kuddûs: Silsilenin başı ve sonu
Bu iki isim arasında da tamamlayıcı bir münasebet vardır.
Ferd: Allah'ın şeriki, nazîri ve ortağı yoktur.
Kuddûs: Allah'ın noksanı, kusuru ve eksikliği yoktur.
Ferdiyet → vahdaniyet
Kuddûsiyet → tenzih ve kemal
Bu iki isim birlikte “Vâhid-i Ehad ve Mukaddes-i Mutlak” mânâsını kuvvetlendirir.
Bu altı ismi Risale-i Nur terminolojisiyle tefekkürî bir bütünlük içinde şöyle okuyabiliriz:
Ferd olan Cenâb-ı Hak Hayy'dır; Hayy-ı Kayyûm olarak bütün mevcudatı idare eder; bu idaresi Hakemiyet ve hikmetle, tasarrufu Adl ve mizanla tecellî eder; bütün bu kemalât ise O'nun Kuddûsiyetini, yani her türlü noksan ve kusurdan münezzeh olduğunu gösterir.
Not: Bu sıra, Sekîne'nin altı isminin birbirine “sebep olduğu” şeklinde bir akaid kaidesi değildir. İsimlerin mânaları arasındaki Risale-i Nur üslûbuna uygun tefekkürî münasebettir.