Abone Ol

"Ey insanlar, rabbinizden korkup-sakının"

“Rahman ve Rahim olan Allah´ın adıyla. Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının, çünkü kıyamet saatinin sarsıntısı büyük bir şeydir.” (Hac: 1).

"Ey insanlar, rabbinizden korkup-sakının"

Hamd yalnız ve yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Allah’ın Rasûlüne ve Onun pak aile halkına ve ashabına olsun. Rabbimiz bizden kabul buyur. Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.

Oldukça şiddetli, son derece korkunç bir giriş. Dehşetinden, kalplerin tiril tiril titrediği bir sahne… Tüm insanlara yönelik kapsamlı bir çağrı ile başlıyor:

Onları Allah’dan korkmaya çağırıyor.

“Rabb’inizden korkunuz.”

Ayrıca onları o zorlu günün dehşetinden sakındırıyor.

“Çünkü kıyamet anının sarsıntısı müthiş bir olaydır.”

Bu şekilde genel bir korkutma ile başlıyor. Ve belirsiz bir ifade kullanılıyor. Bu belirsizlik etrafa dile getirilmesi oldukça güç bir dehşet havası yayıyor. Şöyle deniyor: Bir sarsıntı… Ve bu sarsıntı “büyük bir şeydir.” Hiçbir açıklama, hiçbir tanım yapılmıyor…

Ey insanlar, Rabbinize karşı muttaki davranın. Rabbiniz için bir hayat yaşayın. Hayat programınızı Rabbinizin kitabına ve O’nun elçisinin örnekliği ile yaşayın. Hayatınıza hakim olan Rabbiniz olsun. Hayat çizginizi Allah belirlesin. Yemenizi içmenizi, giyiminizi kuşamınızı, kazanmanızı, namazınızı orucunuzu, evlenmenizi boşanmanızı Allah belirlesin. Hayatınız Allah için olsun.

Muhakkak ki kıyâmet çok büyük bir şeydir. Kıyâmetin başlangıcı ve habercisi olan o zelzele çok azıym bir hadisedir. Zelzele çok şiddetli sarsıntı demektir. Vakıa sûresinin beyanıyla yeryüzü çok şedît bir sarsıntıyla sallanacak. Ama Rabbimizin haber verdiği bu zelzele, şu zaman zaman yeryüzünün bazı bölgelerinde meydana gelen bölgesel depremler gibi değil, arz tümüyle sarsılacak. İşte tüm dünyanın düzeninin yıkılacağı şedît sallanma gelmeden önce akıllarınızı başlarınıza alın da gelin Rabbinizden korkun diyor Rabbimiz. Gelin o gün gelmeden Rabbinizin koruması altına girin. Gelin O’nun istediği gibi bir hayat yaşayın.

BASAİRUL KUR’AN

Râzî’nin bu ayete dair sunduğu temel kelamî ve mantıksal izahlar şu başlıklar altında toplanır:

1. Hitabın Kapsamı ("Ey İnsanlar!")

Genellik İlkesi: Râzî, "Ey insanlar" (Yâ eyyühe’n-nâs) ifadesinin sadece müminlere veya Mekkelilere değil, kadın-erkek, mümin-kâfir bütün insanlığa şamil olduğunu vurgular.

Sorumluluk ve Tehdit: Hitabın genel olmasının sebebi, kıyamet sarsıntısının dehşetinin istisnasız herkesi kapsayacak olmasıdır. Müminlere takvalarını artırmaları ve sebat etmeleri, kâfirlere ise imana gelip azaptan korunmaları yönünde bir uyarıdır.

2. Takva İle Emrolunmanın Hikmeti

Ayet, "Rabbinize karşı gelmekten sakının / O'na karşı takvalı olun" buyurur. Râzî'ye göre takva; Allah'ın emirlerine sarılmak, yasaklarından kaçınmak ve O’nun azabından korunacak ameller işlemektir.

"Rabbiniz" sıfatının seçilmesinde bir lütuf ve terbiye vurgusu vardır: Sizi yaratan, büyüten ve besleyen Rabbinize karşı sorumluluğunuzu yerine getirmemek, büyüklüğü tartışılmaz olan o zelzele günü mağlubiyetle sonuçlanır.

3- "Büyük Bir Şeydir" (Şey’un 'Azîm) İfadesinin Analizi

Râzî, ayetin sonundaki "Şüphesiz kıyamet sarsıntısı büyük bir şeydir" cümlesi üzerinde durur:

Azamet ve Görecelik: Allah Teâlâ, evrendeki pek çok devasa şeyi yaratan ve kendisi "Azîm" (Pek Büyük) olan Zât’tır. Her şeyin yaratıcısı olan Allah bir olay için "Büyük bir şeydir" nitelendirmesini kullanıyorsa, o olayın insan aklının ve tasavvurunun sınırlarını aşan bir dehşete sahip olduğu anlaşılmalıdır.

Gerekçelendirme (Ta'lîl): "Çünkü" (Inne) edatı ile başlayan bu ifade, baştaki "Takva sahibi olun" emrinin sebebini (illetini) açıklar: Takvalı olmalısınız; çünkü sizi bekleyen o dehşet, hafife alınabilecek bir şey değildir.

Râzî'nin Genel Değerlendirmesi ve Nükte

Fahreddin er-Râzî, ayetin akışındaki amaca dikkat çeker: Gafleti Dağıtmak. İnsan dünya hayatının geçici nimetleri ve koşturmacası içinde ölümü ve ötesini unutmaya meyillidir. Yüce Allah, surenin başında şiddetli bir uyarı ve takva emriyle insan zihnini uyarır; sarsıntının büyüklüğünü bildirerek insanı amele ve hazırlığa sevk eder.