Aziz’in kitaplarla kurduğu ilişki, çocukluk döneminde yaşadığı yoksullukla şekillendi. Eğitimini sürdüremeyen Faslı kitapçı, yıllar boyunca kendi imkânlarıyla okumaya devam etti. Arapça, Fransızca ve İngilizce kitaplar başta olmak üzere karşısına çıkan pek çok eseri inceleyen Aziz, okumayı hayatının değişmez bir parçası haline getirdi.
Her gün açtığı kitapçıda uzun saatler geçiren Aziz için dükkân yalnızca kitap sattığı bir yer değil. Günün önemli bölümünü kitap okuyarak geçiriyor. Satışların az olması da bu alışkanlığını değiştirmiyor; bir günde yalnızca bir kitap satması bile onun için okumaya ayırdığı zamanı azaltmıyor.
“Hayata karşı intikamım”
Aziz, yıllar önce tamamlayamadığı eğitimin ardından kitaplarla sürdürdüğü ilişkiyi “hayata karşı intikamım” sözleriyle anlatıyor. Çocukken okuyamadığı yılların eksikliğini, ilerleyen yaşlarında binlerce sayfa okuyarak kapatmaya çalışıyor.
Rabat’ta yaşayanlar da onu yalnızca bir kitapçı olarak görmüyor. Aziz, yıllardır aynı yerde kitap okumasıyla şehrin günlük hayatının tanıdık simalarından biri haline gelmiş durumda.
Kitapları neden dışarıda tuttuğunu böyle açıklıyor
Aziz’in kitapları dükkânın dışında bırakması da zaman zaman dikkat çekiyor. Kitapların çalınabileceğini söyleyenlere ise kendine özgü bir yanıt veriyor: Okuma bilmeyen birinin kitap çalmasının anlamlı olmadığını, okuyan bir kişinin ise hırsızlık yapmayacağını söylüyor.