İstanbul’da bir güzellik merkezinde patlak veren gizli kamera skandalı giderek daha vahim bir hal alıyor. İncelenen 15 bin videoluk devasa arşiv, siber zorbaların yalnızca epilasyon odalarına değil; ünlü mağazaların deneme kabinlerine, otel odalarına ve Airbnb evlerine kadar sızarak binlerce kişinin mahrem hayatını internette satışa çıkardığını gözler önüne serdi.
Şebekenin kilit isimleri adliyede
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, elde edilen gizli görüntüleri Telegram’daki "Secret TV +18" kanalı üzerinden para karşılığı pazarlayan şebekenin iki kritik üyesi adliyeye sevk edildi.
"Müstehcen Yayınların Yayımlanmasına Aracılık Etmek", "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak" ve "Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek" suçlarından hakim karşısına çıkarılan Emrah Selim Cansever'in aylık kazancına dair ifadeleri şaşkınlık uyandırdı. Merkezin alarm, ses ve kamera altyapısını kurduğu tespit edilen Cansever, mesleğini "serbest meslek erbabı" diye tanımlarken aylık gelirinin bir milyon TL olduğunu öne sürdü. Avukatının, müvekkili için "milyonlarca ciro yapan bir şirket sahibi" savunmasıyla tutuksuz yargılama talep etmesine rağmen, mahkeme 'kuvvetli suç şüphesi' gerekçesiyle tutuklama kararına imza attı.
Yalanı WhatsApp mesajları bozdu
Şüpheli Emrah Selim Cansever, işletmeci Fatma'yı ortak bir tanıdıkları vasıtasıyla bildiğini söyleyerek kendini şu sözlerle savundu: "Benim bir firmam var ancak ona herhangi bir hizmet vermedim. Firmama faturalı ve teklifsiz iş girmez". Dışarıdan bir siber müdahale olabileceğini savunan şüphelinin bu iddiaları Bakırköy iki. Sulh Ceza Hakimliği'nin tutuklama kararındaki delillerle çürütüldü. İncelenen telefon kayıtları ve WhatsApp yazışmaları, içine gizli kamera yerleştirilen "PIR" (hareket sensörü) cihazlarının işletmeye bizzat Cansever tarafından monte edildiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Airbnb, oteller ve ünlü mağazalar...
Soruşturmanın seyrini değiştiren ve olayı ulusal bir güvenlik meselesine dönüştüren en çarpıcı detay ise Telegram'daki havuzda güzellik merkezine ait olmayan görüntülerin de bulunması oldu.
Siber polis ekiplerinin mercek altına aldığı 15 bin görüntülük arşivde bungalov evler, turistik otel odaları ve tanınmış giyim markalarının soyunma kabinlerinde çekilmiş müstehcen kayıtlara rastlandı. Bu durum, kamera sistemini kuran Cansever ve bağlantılı olduğu şebekenin eylemlerini yalnızca bu güzellik merkeziyle kısıtlı tutmadığı; günlük kiralık Airbnb evlerinden büyük mağaza zincirlerinin kabinlerine kadar geniş bir alana benzer düzenekler yerleştirmiş olabileceği şüphesini doğurdu.
Suçu birbirlerine attılar
Sosyal medyada 250 bin civarında takipçisi olan güzellik uzmanı Fatma Özçalışkan, yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddederek arşivde 17 yaşındaki kızıyla kendi görüntülerinin de bulunduğunu ileri sürdü.
Özçalışkan ifadesinde suçu tamamen kameracıya atarak şunları kaydetti: "Ben orada işletme müdürüyüm. Gizli kamera olduğunu bilsem orada tutmazdım. 25 yıldır bu meslekteyim. Durumdan şüphelenince odalardaki beyaz renkli 'PIR' hareket sensörlerini bizzat kendim söktüm. İçinde gizli kamera olduğunu bilmediğim bu cihazları bir kutuda muhafaza edip kendi rızamla emniyete teslim ettim. Kameracının beni takıntı haline getirdiğini ve takip ettiğini fark etmiştim"
Soruşturmada tutuklu sayısı üçe çıktı
Müşteki ifadelerini, tarafların çelişen beyanlarını ve depoda bulunan sökülmüş cihazları dikkate alan Bakırköy iki. Sulh Ceza Hâkimliği, her iki şüphelinin de ayrı ayrı tutuklanmasına hükmetti.
Bunun yanı sıra görüntülerin pazarlandığı "Secret TV +18" adlı Telegram kanalının yöneticisi Abdullah Çatalbaş da Küçükçekmece'de yakalanarak gözaltına alındı. Adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderilen Çatalbaş ile birlikte, dosyada tutuklananların sayısı üçe ulaştı. Dijital materyallerin uzmanlarca incelenmesinin ardından, gizli kamera ağının ulaştığı gerçek boyut gün yüzüne çıkacak.