Güncel uluslararası tahminlere göre Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 30’u obeziteyle yaşıyor. Obezite riskini artıran önemli etkenlerden biri ise hareketsizlik. Modern yaşamın getirdiği konfor, günlük hareketliliği giderek azaltırken; asansör, otomobil, masa başı çalışma ve uzun süre oturma alışkanlığı vücudun doğal hareket alanını da daraltıyor. Bu değişimden en fazla etkilenen bölgelerden biri ise dizler. Gün içinde yeterince açılıp kapanmayan ve hareket etmeyen diz eklemlerinde zamanla çeşitli sorunlar ortaya çıkabiliyor.
“Artık yerde oturma diye bir şey yok”
Diz eklemlerindeki kireçlenmenin en önemli nedenlerinden birinin yeterli hareketin yapılmaması olduğunu savunan İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mesut Başak, günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesine dikkat çekti.
Namaz sırasında dizlerin gün içerisinde defalarca açılıp kapandığını belirten Başak, özellikle secdeden sonraki oturma pozisyonunun diz eklemini tamamen büktüğünü söyledi. Başak, “Yerde oturma diye bir şey yok ki artık. Her şey sandalye, masa” sözleriyle modern yaşamın diz hareketlerini ciddi biçimde azalttığını ifade etti.
Uzman, insanların geçmişte yere oturma, kalkma ve çömelme gibi hareketleri günlük hayat içerisinde doğal biçimde daha fazla yaptığını, günümüzde ise bu hareketlerin büyük ölçüde ortadan kalktığını anlattı.
“Konfor bizi hareketsiz hale getirdi”
Televizyon kumandasından asansöre, otomobillerden otomatik kapılara kadar birçok işlemin artık neredeyse hiç fiziksel güç gerektirmediğini belirten Başak, insanların günlük yaşam içerisindeki hareket alanının giderek daraldığını söyledi.
“Televizyon kumandası, asansör düğmesi, arabaların anahtarı bile bitti artık” diyen Başak, teknolojik kolaylıkların günlük fiziksel hareketi azalttığına dikkat çekti.
Dizler gün içinde ne kadar hareket ediyor?
Başak'ın dikkat çektiği temel nokta, diz eklemlerinin düzenli olarak tam hareket açıklığında kullanılabilmesi. Namaz kılan bir kişinin gün içerisinde dizlerini defalarca açıp kapattığını belirten Başak, “Namaz kılan bir kişi yine 40 defa günde dizlerini açıyor ve kapatıyor. Bir de yetmiyor, oturuyor” ifadelerini kullandı.
Başak'a göre özellikle secde sonrası oturuş, günlük hayatta artık çok az yapılan tam diz bükme hareketlerinden biri. Bu hareketlerin bir tedavi yöntemi olarak değil, eklemlerin gün içerisinde aktif tutulmasına örnek olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Sadece dizler değil, birçok eklem devreye giriyor
Yalnızca dizlere değil, omuz, dirsek, ayak bileği ve ayak eklemlerine de dikkat çeken Başak, namaz sırasında ellerin kaldırılmasıyla omuz ve dirseklerin, secdeye giderken kolların ve karın bölgesinin, oturma sırasında ise ayak ve diz eklemlerinin hareket ettiğini söyledi. Düzenli hareketin vücudun farklı bölgelerini aktif tuttuğunu savundu.
Başak, namaz hareketlerini günlük hayatın içine yayılan bir fiziksel hareket düzeni olarak değerlendirerek, spor yapmayan kişilerde dahi gün içerisinde çeşitli kas gruplarının tekrar tekrar çalıştığını ifade etti.
“Sporcu değilseniz şınav hareketi yapmazsınız”
Secdeye giderken vücudun üst kısmının da çalıştığını belirten Başak, özellikle kol ve karın kaslarına dikkat çekti. “Bir insan günde kaç defa şınav hareketini yapar? Sporcu değilse yapmaz” diyen Başak, secde sırasında kolların vücudu desteklediğini ve karın kaslarının da harekete dahil olduğunu söyledi.
Başak'a göre günlük yaşamda giderek azalan bu tür hareketlerin düzenli olarak tekrar edilmesi, kasların ve eklemlerin aktif kalması açısından önem taşıyor.
Şifalı gıdalara da dikkat çekti: Hurmayı ayrı bir yere koydu
Harektli yaşamın yanı sıra beslenmenin de vücut sağlığındaki yerine değinen Başak, "Vücudumuza iyi gelen şifalı gıdalar var mı?" sorusuna özellikle hurma üzerinden yanıt verdi. Hurmanın karbonhidrat, protein, lif ve yağ içeriğine dikkat çeken Başak; sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineralleri de barındırdığını ifade etti.
Başak, hurmayı diğer meyvelerden ayıran özellikleri anlatırken, "Hurmada karbonhidrat var, protein var, lif var, yağ var" sözleriyle besin içeriğine dikkat çekti.
"Hurma kişiyi tok tutuyor"
Özellikle Medine hurmasına dikkat çeken Başak, hurmanın kilo kontrolündeki etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Hurmanın iştah ve bağırsak hareketleri üzerinde etkili olduğunu savunan Başak, "Hurmanın bir iştah kesici özelliği var" dedi. Bağırsaklardan geçiş süresine de değinen Başak, hurmanın kişide tokluk hissinin devam etmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.