Abone Ol

Hayatı "Tertemiz" Yaşamak: Hayâten Tayyibe

Abdullah Sert Hocaefendi, "Hayâten Tayyibe" (Tertemiz Hayat) sırrını anlatıyor: Müslümanın dünyadaki manevi kirlilikten kurtulup hem dünyada hem ahirette huzura ermesinin yolu nedir?

Hayatı "Tertemiz" Yaşamak: Hayâten Tayyibe

"Yaşıyoruz ama ölmek bundan iyi" dedirten manevi ızdıraplardan kurtulup, hem dünyada hem ahirette "tertemiz bir hayat" sürmek mümkün mü? İşte Kur'ân-ı Kerîm'in müjdelediği o kutlu yol...

VE AHİRET SAADETİNİN FORMÜLÜ: TERTEMİZ HAYAT

Zaman zaman toplumda serzenişle karışık; "Şu halimize bak, yaşıyoruz ama ölmek bundan iyidir" denildiğini duyarız. İnsan bazen dünyevi acıların ve ızdırapların pençesinde kıvranırken böyle düşünebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, dünyevi acılar bir gün nihayete erer. Asıl tehlikeli olan; insanı ebedî mahrumiyete ve bitmek bilmeyen bir azaba sürükleyen manevi acılardır.

Manevi Ölümlerin Pençesinde Bir Nesil

Bugün toplumumuza baktığımızda, Ümmet-i Muhammed’in pek çok evladının manen ölü bir halde olduğunu üzülerek müşahede ediyoruz. Kimi kumarın, kimi uyuşturucunun, kimi fuhuş bataklıklarının, kimi de karanlık yapıların pençesinde perişan olup gidiyor. Oysa Cenâb-ı Hakk’ın bizlere genel bir emri vardır: "Evlatlarınızı güzel yaşatın."

KUR’N’IN MÜJDESİ: HAYTEN TAYYİBE

Nitekim ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurur

"Erkek olsun kadın olsun, kim mümin olarak salih amel işlerse, biz ona mutlaka tertemiz bir hayat yaşatırız." (Nahl, 97)

Bakınız; tertemiz (hayâten tayyibe), pırıl pırıl bir hayat... Gözü temiz, gönlü temiz, dili, eli, malı, evi ve ofisi temiz; nezih bir hayat! Ancak insan bu ilahi çizgiden koparsa; evi de kirleniyor, malı da canı da... Gözü ve kulağı kirlendiği gibi, en acısı da kalbi kirleniyor. Üstelik bu kirliliğin içinde debelenmeyi "hayat" zannediyor.

Hayat, Allah’ın Razı Olduğu Şekilde Yaşamaktır

Bazı edebiyatçıların veciz bir sözü vardır: "Lağım fareleri gibi pisliğin içinde yaşamayı hayat zannediyorlar." Oysa gerçek hayat; Allah’ın razı olduğu şekilde, nezaket ve zarafetle yaşanandır.

Cenâb-ı Hak bizleri ilahi emirlere kulak vererek, Habib-i Edibi (s.a.v.) ile kalbi, fiili ve ahlaki beraberliğini sağlayanlardan eylesin. Selef-i salihinin izinden giderek; toplumda hayatına imrenilen güzel insanlarla, Allah dostlarıyla yan yana yürümeye bizleri muvaffak kılsın.

Şu dünyayı, ayet-i kerimede geçtiği üzere; "Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver" (Bakara, 201) duası sırrınca, her iki cihanda da "hasene" (güzellik) içinde yaşamayı cümlemize nasip etsin.