İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı’nın kıdemli danışmanı Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi El-Meyadin’e verdiği röportajda, Amerikalıların kendi çıkarlarına hizmet edecek “akılcı bir karar” almak istemeleri halinde Tahran’la yeni bir savaşa girmeyeceklerini söyledi.
Nakdi, Tahran’da bulunan komutanların çoğunun saldırı doktrinini benimsediğini ve bunu tercih ettiğini belirtti. Söz konusu yaklaşımı “son derece ilgi çekici, uygulanabilir ve operasyonel açıdan oldukça verimli” olarak nitelendirdi.
Savaşın durmasının Washington’ın yetersizliğinden, kayıplar vermesinden ve saldırılara maruz kalmasından kaynaklandığını belirtti.
İran’ın şu anki önceliğine ilişkin konuşan Nakdi, “Önceliğimiz ne savaş ne de müzakeredir. Mesele, caydırıcılığa ulaşmamızdır” dedi.
Nakdi, “Zafere ulaşacağımızdan kesinlikle emin ve emindik ancak zaferin bu kadar kolay elde edileceğini beklemiyorduk” ifadelerini kullandı.
Nakdi sözlerini şöyle sürdürdü: “İran’ın çevresine beton bir duvar örseler ve üzerine muhafızlar yerleştirseler bile İran güçlü biçimde ayakta kalmaya devam edecektir.”
Nakdi, yaptığı açıklamada İran’ın bu savaştaki en büyük avantajının, kullanılan silahların tamamının ülke içinde üretilmesi olduğunu söyledi.
Tüm tesislerin son derece güvenli yerlerde yeniden inşa edildiğini belirten Nakdi, bu tesislerin modern ve gelişmiş teknolojilerle, daha yüksek üretim kapasitesiyle faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Nakdi, Tahran’ın yüzlerce sanayi şehrine ve kompleksine sahip olduğunu belirterek üretim faaliyetlerinin hem yer altında hem de yer üstünde, farklı ve dağınık yöntemlerle gizlenebilmesine imkân sağlayan kapasitenin bulunduğunu vurguladı.
Nakdi, İran’ın insansız hava araçları ve füzelerinin yoğunluğu nedeniyle ülkenin düşmanlarının hava savunma sistemlerinin çöktüğünü söyledi. İran’ın eski silahlarının bile karşı tarafla mücadelede etkili hale geldiğini söyledi.
Tuğgeneral Nakdi, ABD ordusunu “içi boş, kırılgan ve kâğıttan kaplan” olarak nitelendirerek ordunun gerçek kapasitesinin gösterilenden daha zayıf olduğunu ileri sürdü.
Büyük ölçüde propagandası yapılan ABD uçak gemileri ve savaş uçaklarının sanıldığı kadar önemli olmadığını belirten Nakdi, “Bütün dünya, uçak gemilerinin boğazdan bin kilometre uzakta beklediğini ve hareket edemediğini gördü” dedi.
İran Devrim Muhafızları ile hükümet arasındaki ilişkiye değinen Nakdi, bu ilişkinin “şimdiye kadarki en iyi seviyesinde, mükemmel ve son derece sağlam” olduğunu söyledi.
Nakdi, “Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından açıklanan yükümlülükleri yerine getiriyoruz. Ancak düşman, bize saldırması halinde ağır bir bedel ödeyeceğini anlamalıdır” dedi.
Nakdi ayrıca, “Düşman üç gün içinde İran’ı ele geçireceğini sanıyordu. Peki ne oldu? Aradan altı ay geçti” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump hakkında konuşan Nakdi, Trump’ın “kararlarını kişisel çıkarlarıyla şirket ve kuruluşlarının çıkarları doğrultusunda aldığını” söyledi
Trump’ın savaşın temposunu borsada kazanç sağlayacak veya yakın çevresinin petrol sektöründe kâr elde etmesine imkân tanıyacak biçimde ayarladığını belirtti.
Nakdi, “Asimetrik savaş, Wall Street’te, Manhattan’da, her yerde ve her zaman savaşmak demektir” dedi.
ABD’nin soykırımcı israile verdiği desteğe ilişkin konuşan Nakdi, bu desteğin kesilmesi halinde israilin varlığını sürdüremeyeceğini söyledi.
israil ordusunun hava bombardımanına bağımlı olduğunu belirten Nakdi, “Bu bombardıman olmadan kara kuvvetleri hiçbir şeydir” ifadelerini kullandı.