Abone Ol

İstanbul'un göbeğinde olay! 'Üşümesinler diye arılara elektrikli battaniye sardım'

Kadıköy’ün Feneryolu Mahallesi’nde “Laz Bakkal” olarak tanınan Fatih Bostan, babasından kalan arıcılık sevgisini yıllardır sürdürüyor.

İstanbul'un göbeğinde olay! 'Üşümesinler diye arılara elektrikli battaniye sardım'

Kadıköy’ün Feneryolu Mahallesi’nde “Laz Bakkal” olarak tanınan Fatih Bostan, babasından kalan arıcılık sevgisini yıllardır sürdürüyor. 29 yıldır mahallede bakkallık yapan Bostan, iş yerinin hemen yanında oluşturduğu arıcılık alanı ve kendi tasarımı olan dev kovanıyla mahalle sakinlerinin dikkatini çekiyor.

Çocukluğundan bu yana arılarla iç içe olduğunu belirten Bostan, bu ilginin zamanla mahalle halkının da ilgisiyle daha farklı bir boyuta ulaştığını anlattı.

“Mahallede Laz Bakkal olarak da bilirler beni. Mahalle bu ismi verdi. 29 yıldır Laz Bakkal olarak biliniyorum. Bu arı macerası, ben çocukluğumdan arıcıydım, babam arıcıydı. Babam rahmetli oldu o zamanlar. Gelirken boş kovanı getirmiş. İki yıl orada boş kovan o şekilde durdu. İki yıl sonra oğul arı kendisi geldi. O geldikten sonra mahalle çok ilgi gösteriyordu buna. Acayip arıyı seviyorlar. İlgi üzerine ilgi, bu sefer ben de ilgilendim.”

Arıları için elektrikli battaniye kullandı

Bostan'ın arılara olan ilgisi yalnızca bal üretimiyle sınırlı kalmadı. Kış aylarında arıların soğuktan etkilenmesinden endişe eden Bostan, bir dönem kovanı elektrikli battaniyeyle sararak arıları sıcak tutmaya çalıştı.

Bostan, arıcılıkla ilgili sıra dışı uygulamalarını şu sözlerle anlattı

“Hatta bir arım vardı, arı ölür korkusuyla kışın ona elektrik battaniyesi bağladım, sardım üşümesin, donmasın diye. Çünkü o kadar arıyı seviyorlar, arıların arasında yaşıyorlar falan. Her yıl buna devam ettik. Bu sefer de her yıl arılarla ilgilendim. Şimdi her arı macerası olduğunda, o kovanı buraya koyduğumda, devamlı üzerine bir şey katıyorum. Teleferik yaptım, makara sistemi yaptım falan.”

Da benzeri olmadığını düşünüyor

Arıcılık çalışmalarını zaman içerisinde farklı tasarımlarla geliştiren Bostan, sonunda alışılmış kovanlardan farklı olarak dev ve yuvarlak bir kovan yaptı. Kovanın dünyada benzeri bulunmadığını belirten Bostan, bu nedenle Guinness Rekorlar Kitabı'na başvurduğunu söyledi.

Bostan, dev kovanın ortaya çıkış sürecini şöyle aktardı

“En son, böyle büyük bir şey yapayım dedim. Dev, bir kovan yaptım. Yani gerçekten böyle büyük kovan yok. Hatta çok araştıranlar oldu, yurt dışına baktılar. Dünyada yok böyle, Guinness Rekorlar Kitabı’na başvurusunu yaptım. Henüz bir dönüşü olmadı. Yok böyle yuvarlak olarak böyle kovan yok. Hani dört köşe kovan var da yuvarlak yok.”

Bostan, dev kovanda arıların oğul vermesi için de çalışma yürüttüklerini ve başarılı olduklarını belirterek, elde edilen balı yaklaşık 5 yıldır mahalle sakinlerine ikram ettiklerini söyledi.

“Bu mahallenin arısı”

Ürettiği balı ticari amaçla satmadığını vurgulayan Bostan, arıların ve balın mahalleyle bütünleştiğini ifade etti. Balı yalnızca tadımlık olarak mahalle sakinlerine sunduğunu belirten Bostan, bu geleneğin ailece sürdürüldüğünü söyledi.

Bostan, balın mahalledeki anlamını şu sözlerle anlattı

“Bu mahallenin arısı, benim değil yani. Kadıköy Boğa’sının arısı, Kadıköy’ün arısı yani. Kadıköy, ben Feneryolu’nun arısı. Ben üstlenmişim, bakıcılığını yapıyorum. Ama üstelik de çok da ilgileniyorlar. Her gün burada işte çay ikram ediyoruz, oturuyoruz, muhabbet ediyoruz. Her kesimden gelen mahallemizin balı.”

Balı satmıyor, herkese tattırıyor

Bostan, baldan para kazanmak gibi bir amaçlarının olmadığını belirterek mahalle sakinlerinin yalnızca tadımlık bal almasına izin verdiklerini söyledi. Esprili bir ifadeyle balının uzun yaşam sağladığını dile getiren Bostan, mahalledeki dayanışmaya da dikkat çekti.

“Tadımlık olacak ama, ne götürmek vardır ne almak vardır, yeterli olmuyor. Herkes sadece şuradan bir lokma tadıp bakacak. Çünkü bunun da esprisi, ‘Benim balımdan yiyen 70 yıl daha yaşar.’ O yaşamın garantisini aldım, herkes yemesi için biz de herkese tadımlık olarak ikram ediyoruz.”

Dev kovanın yapımında ailesinin ve çevresindeki ustaların da destek verdiğini anlatan Bostan, çalışmanın yaklaşık bir ay sürdüğünü söyledi.

“Aile boyu bununla uğraştık. Küçük çocuğum, büyük oğlum ikisi beraber. Ustalar vardı, atölyeden beraber gittik. Ahmet abiyle beraber hep beraber çalışarak 1 ay bununla uğraştık. Günün sonunda işte böyle bir güzel bir şey çıktı.”