GTM kodunuzu buraya ekleyin GTM kodunuzu buraya ekleyin
Abone Ol

Karma eğitim ergenlik döneminde akademik performansı etkiliyor mu?

Uzman Psikolog Erhan Ateş, karma eğitimin özellikle ergenlik döneminde öğrencilerin özgüven, dikkat ve performansları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Ateş, eğitimde farklı modeller.

Karma eğitim ergenlik döneminde akademik performansı etkiliyor mu?

Karma eğitimin öğrencilerin gelişimi ve akademik performansı üzerindeki etkilerinden söz eden Uzman Psikolog Erhan Ateş, Özellikle ergenlik döneminde yaşanan fiziksel, duygusal ve zihinsel değişimlerin eğitim sürecine yansıdığına dikkat çekti. Ateş, bu dönemde öğrencilerin özgüven, dikkat ve performans kaygılarının akademik başarılarını etkileyebildiğini belirtirken farklı eğitim modellerinin ailelere alternatif olarak sunulması gerektiğini ifade etti.

Karma eğitimin gelişim üzerindeki etkilerinden bahsederken öncelikle gelişim süreçlerinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Ateş "Bireyde fiziksel, duygusal, cinsel ve zihinsel gelişim evreleri, ister istemez her iki cinsiyette aynı süreçte ilerlemiyor. Bu gelişim süreçleri aynı hızda ilerlemediği için bir erkeğin performansıyla bir bayanın performansı da aynı dönemde aynı seviyede olmayabiliyor." diye belirtti.

"Özgüven etkilendiği zaman başarı da ciddi anlamda etkilenebilir"

Konuyu örneklerle detaylandıran Ateş "Örneğin erkeklerde akademik, fen ve sosyal gelişim daha ön planda ve daha hızlı ilerlerken, bayanlarda özellikle ergenlik döneminde sözel gelişim daha hızlı ilerleyebiliyor. Bu durum ister istemez bireyin performansına ve sınıf içindeki başarısına da yansıyor. Gelişim süreçlerinin aynı oranda ilerlememesi, sınıf içerisinde bazı sorunlara neden olabiliyor." dedi.

Ateş "Örneğin karma bir sınıfta bir erkeğin matematik alanında gösterdiği performans karşısında bir kız öğrenci, 'Zaten o gösteriyor, ben göstermeyeyim.' diye düşünebiliyor. Ya da kendisi bir şey göstermek istediğinde, 'Ya sınıfta yanlış yaparsam?' kaygısı yaşayabiliyor. Bu durum ister istemez bireyin özgüvenini de etkiliyor. Özgüven etkilendiği zaman da karma eğitimin temel bileşenlerinden biri olan başarı ciddi anlamda etkilenebiliyor." ifadelerini kullandı.

"Ergenlik döneminde kimlik kazanımı ve beğenilme arzusu zirveye ulaşıyor"

Ergenlik döneminin çocuktan yetişkinliğe doğru giden bir süreç olduğunu, bu münasebetle bireyin bazen çocuk, bazen de yetişkin gibi davranabileceğine dikkat çeken Ateş, gelişim süreçlerinin aynı oran ve hızda ilerlemediğini ifade ederek bu durumun bireyin sınıf içerisindeki duygusal süreçlerini otomatik olarak etkilediğinin altını çizdi.

Ateş "Ergenlik döneminde kimlik kazanımı ve beğenilme arzusu zirveye ulaşıyor. Buna bağlı olarak birey performans kaygısını daha yoğun yaşayabiliyor. Bununla ilgili danışanlarımızdan çok sayıda örnekle karşılaşıyoruz. Örneğin bir danışanımız, 'Hocam, karşı cinsten bir arkadaşım ben tahtaya çıktığım zaman arkamdan gülüyor. Bu nedenle sürekli tahtaya çıkma fobisi yaşıyorum.' diyebiliyor. Bu durum bireyin gerçek performansını ciddi anlamda etkiliyor. Bununla ilgili hayatımızda çok sayıda örnek bulunuyor." şeklinde konuştu.

"Karma eğitimin en problemli dönemi: lise dönemi"

Konuşmasının devamında Ateş şunları söyledi

"Ergenlik dönemine özellikle yoğunlaştığımızda, karma eğitimin en problemli döneminin lise dönemi olduğunu görüyoruz. Biz de bu anlamda bu tür durumlarla daha fazla karşılaşıyoruz. Dünyada da buna benzer örnekler bulunuyor. Örneğin Japonya ve Güney Kore'de bu konuda liseler ve hatta üniversiteler dahi bulunuyor. Bu ülkelerdeki akademik açıdan verimli okullar arasında tek cinsiyetli eğitim veren kurumlar da yer alıyor. Avrupa'ya baktığımızda da İngiltere'de benzer örneklerle karşılaşabiliyoruz. Peki, bu okulların ayrılmasının temel nedeni nedir? Bunun temelinde bireyin gelişim süreçleriyle ilgili farkındalığını her zaman dengeleyememesi yatıyor. Çünkü çocukluktan yetişkinliğe doğru giden bir süreç var. Bazen duygusal gelişim geride kalıyor, bazen zihinsel gelişim geride kalıyor, bazen de fiziksel gelişim geride kalıyor. Bu da bireyin ister istemez performansını etkiliyor." ifadelerine yer verdi.

Ateş "Birey 'Yanlış yapacağım' şeklinde bir özgüven ve performans kaygısı, dikkatini karşı cinse yönelttiği için dersine odaklanma problemi yaşayabiliyor. Dikkat verdiği nokta akademik başarıdan ziyade kaygı yaşamamak veya karşı taraftan beğenilmek olabiliyor. Bu nedenle yaptığı her hamle, düşünce ve davranış, bireyin akademik performansını ve dikkatini etkileyebiliyor. Bu durum ister istemez bireyde ciddi bir özgüven eksikliğine neden olabiliyor. Bu güven eksikliği hayatın diğer aşamalarında da kendisini gösterebiliyor. İkili ilişkilerde, alışverişte, markette, sosyal ihtiyaçların karşılanmasında veya herhangi bir sosyal etkileşimde birey performans kaygısı yaşayabiliyor. İşte bu nedenle karma eğitimin bu tür dezavantajlarının bireylerin performansını ciddi anlamda etkileyebildiğini düşünüyorum."

"İsteyen çocuğunu karma eğitimli, isteyen tek cinsiyetli okula gönderebilmeli"

Toplumsal yapı olarak farklı düşünce, ideoloji ve fikirlere sahip birçok bireyin bulunabildiğini, bundan dolayı alternatiflerin olması gerektiğiyle beraber isteyen ailenin çocuğunu karma eğitime, isteyenin tek cinsiyetli eğitimi tercih edebilme imkanına sahip olabilmesi gerektiğinin altını çizen Ateş, bu tür olanakların bulunması; her bireyin kendi fikir ve tercihleri doğrultusunda alternatiflere sahip olması, bireyin hem performans hem özgüven hem de toplumsal rahatlamasına katkı sağlayacağını söyledi.

Ateş "Yani bir aile çocuğunu tek cinsiyetli bir okula göndermek istiyorsa gönderebilmeli. Karma eğitimi tercih ediyorsa karma eğitime gönderebilmeli. Alternatiflerin bulunması, bireylerin barış ve huzur içerisinde yaşamasına da ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Burada bizim için önemli olan, bireyin performansını hangi eğitim ortamında daha rahat ortaya koyabildiğidir. Çünkü ergenlik dönemi, bireyin etkileşim, dikkate alınma, görülme ve beğenilme arzusunun zirvede olduğu, aynı zamanda kimlik kazanımının gerçekleştiği bir dönemdir."

Bireylerden bazıları karma eğitim ortamında kendisini daha rahat hissedebilirken, bazı birey ve ailelerin tek cinsiyetli eğitim ortamında daha iyi sonuç alabildiğini sözlerine ekleyen Ateş “Mutlaka tek cinsiyetli okulların da karma eğitim veren okulların da bulunması gerekiyor. Bireyin performansının daha açık ve net şekilde ortaya çıkabilmesi için farklı eğitim modellerinin bir arada bulunması önemlidir. Bunun örneklerini Avrupa'da ve Uzak Doğu'da da görüyoruz. Güney Kore, Japonya, İrlanda ve İngiltere gibi ülkelerde kız ve erkek öğrenciler için ayrı eğitim veren okul örnekleri bulunuyor. Bu tür eğitim ortamlarında birey, toplumsal ve gelişimsel farklılıklarına bağlı olarak kendisini daha rahat ve güvende hissedebiliyor. Bu şekilde hem aile hem de bireyler kendileri için daha uygun eğitim modelini tercih edebilir ve daha verimli bir akademik ve toplumsal seviyeye ulaşabilirler." dedi. (İLKHA)