Mardin'de ağabey-kardeş birlikte işlettikleri fırında uzun yıllardır odun ateşinde ekmek pişiren Mehmet Özden ve Hayrettin Özden, özellikle tam buğday ekmeği üreterek farklı ekmek çeşitlerini vatandaşlarla buluşturuyor.
Mevcut hava sıcaklıkları hakkında İLKHA'ya konuşan fırın ustaları, yaklaşık 450 derecelik sıcaklığa karşı alıştıklarını belirterek, geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda olduklarını söyledi.
Tüm zorluklara rağmen ailelerinin geçimini sağlayarak çocuklarını okutan Özden kardeşler, ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla "askıda ekmek" geleneğini de yaşatmaya devam ettiklerini ifade etti.
"Ekmeklerimizi tam buğdaydan yapıyoruz"
Yaklaşık 20 yıldır fırıncılık mesleğini sürdüren Mehmet Özden, ağabeyi ise yaklaşık 45 yıldır bu mesleği yaptığını belirterek, "Ailecek bu işle uğraşıyoruz. Ekmeklerimizi tam buğdaydan yapıyoruz. Bununla birlikte Mardin'e özgü peksimet, bohça ekmeği ve tandır ekmeği de üretiyoruz. Buğdayı Kızıltepe'den alıp değirmende un hâline getiriyoruz. Ardından tam buğdaylı ekmek çeşitlerini hazırlıyoruz. Kentte tam buğday ekmeğini bu şekilde üreten tek işletmeyiz." şeklinde konuştu.
Tam buğdayın faydalarını sıralayan Özden, "Tam buğdayın yüksek lif içeriği sayesinde sindirimi destekleme, kan şekerini dengeleme, uzun süre tok tutma ve kalp-damar sağlığını koruma gibi birçok faydası bulunuyor. Tüketiciler tarafından en çok tercih edilen ürünümüz tam buğday bohça ekmeğidir. Ürettiğimiz tüm tam buğday ekmek çeşitleri benzer faydalar sağlamaktadır." dedi.
"Yaklaşık 450 derecelik bir ortamda çalışıyoruz"
Zorlu sıcaklık koşullarına dikkat çeken Özden, "Fırının içinde yaklaşık 400 derece, dışarıda ise 30 dereceyi bulan bir sıcaklık var. Yaklaşık 450 derecelik bir ortamda çalışıyoruz. Bu nedenle zorluk çekiyoruz. Ancak ailemizi geçindirmek için mecburen çalışıyoruz. Ben iki, ağabeyim ise üç çocuğunu okutuyor. Ayrıca ağabeyimin oğlu da çırak olarak yanımızda çalışıyor." ifadelerini kullandı.
Gençlere de tavsiyelerde bulunan Özden, "Şimdiki gençlere fırıncılık mesleğini tavsiye ediyorum. Çalışmaları, sokakta vakit geçirmelerinden daha iyidir. Ancak günümüzde çoğu kişi fırıncılık mesleğini tercih etmiyor. Özellikle gençler bu işe yönelmiyor." diye konuştu.
Çalıştıkları yoğun mesai hakkında konuşan Özden, "En yoğun olduğumuz dönem kış aylarıdır. Havanın serin olması nedeniyle çalışmak da daha kolay oluyor. Yaz aylarında ise yoğunluk biraz daha düşüyor." dedi.
Özden ayrıca, hayırseverlerin desteğiyle ihtiyaç sahibi ailelere ekmek ulaştırdıklarını belirterek şunları söyledi:
"Özellikle Ramazan ayında bu gelenek daha yaygın şekilde sürdürülüyor. Günlük 30 ila 40 ekmek dağıtımı yapıyoruz. Bu uygulama halk arasında 'askıda ekmek' olarak biliniyor. Osmanlı döneminden beri süregelen bu geleneği biz de devam ettirmeye çalışıyoruz. Yüce Allah, bu konuda emeği geçen herkesten razı olsun."
"Bu meslek sayesinde 5 çocuğumu büyüttüm"
Hayrettin Özden ise bu meslek sayesinde 5 çocuğunu büyüttüğünü belirterek, "Yaklaşık 45 yıldır bu mesleğin içindeyim. Bu işte çoğu zaman karın tokluğuna çalışıyoruz. Bu nedenle birçok kişi fırıncılığı tercih etmeyip başka mesleklere yöneliyor. Yine de Allah'a şükür emeğimizin karşılığını alıyoruz. Bu meslek sayesinde beş çocuğumu büyüttüm. Sabah saat 06.00'da fırını açıyor, akşam 20.00 civarında mesaiyi bitiriyoruz." şeklinde ifade etti.
Mesleğin en zor yanının uzun süre ayakta çalışmak olduğunu belirten Özden, "Bu mesleğin en zor yanı sabahtan akşama kadar ayakta çalışmaktır. Fırının sıcaklığı 350 ila 400 derece arasında değişiyor. Buna bir de dışarıdaki hava sıcaklığı ekleniyor. Ancak bu sıcaklığa alıştık. İnşallah bu mesleği sürdürmeye devam edeceğim. Zorunlu eğitim nedeniyle artık çırak bulmakta da zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı. (İLKHA)