Abone Ol

Men dakka dukka ne demek? Anlamı ve hikayesi

Arapça bir deyiş olan "Men dakka dukka", kişinin yaptığı davranışların karşılığını bir gün mutlaka göreceğini anlatan bir sözdür.

Men dakka dukka ne demek? Anlamı ve hikayesi

"Men dakka dukka", "Birinin kapısını çalanın kapısı çalınır" anlamına gelir. Buradaki "kapı çalmak" ifadesi, kişinin hayatı boyunca yaptığı davranışları temsil eder.

Bir insan başkalarına iyilik yaparsa iyilikle, kötülük yaparsa kötülükle karşılaşabilir. Sözün temelinde, herkesin yaptığı davranışların karşılığını er ya da geç göreceği düşüncesi bulunur.

Arapçada "dakk" kapı çalmak anlamına gelirken, "dakka" kapı çalan, yapan veya eden; "dukka" ise kapısı çalınan ya da maruz kalınan anlamında kullanılır.

Men dakka dukka nasıl kullanılır?

Bir kişinin yaptığı davranışların günün birinde kendisine döneceğini anlatmak için "Men dakka dukka" sözü kullanılır.

Türkçede bu sözle benzer anlam taşıyan "Ne ekersen onu biçersin", "Etme bulma dünyası", "Gülme komşuna, gelir başına", "Çalma kapımı, çalarlar kapını" ve "Kötülük eden kötülük bulur" gibi ifadeler de bulunuyor.

Men dakka dukka hikayesi

"Men dakka dukka" sözünün anlatıldığı hikayelerden biri, Halife Harun Reşit ile bahçıvanı arasında geçiyor.

Rivayete göre Halife Harun Reşit'in bir bahçesi ve bahçede çok sevdiği bir gül fidanı varmış. Bir gün bahçıvanına, fidanı gözünden sakınmasını ve güzel bir gül açtığında kendisine haber vermesini söylemiş.

Bahçıvan, fidanla büyük bir özenle ilgilenmiş. Geceleri dahi gidip kontrol ettiği fidan zamanla tomurcuklanmaya başlamış. Tomurcuklardan biri diğerlerinden daha güzelmiş ve sonunda göz alıcı bir gül açmış.

Bahçıvan, büyük bir sevinçle halifeye haber vermek için hazırlanırken bir kuş gülün üzerine konarak yapraklarını gagalamaya başlamış. Bahçıvan kuşu uzaklaştırmaya çalışsa da çiçek zarar görmekten kurtulamamış.

Yaşananları gözyaşları içinde Harun Reşit'e anlatan bahçıvana halife yalnızca "Men dakka dukka" demiş.

Kuş ve yılan olayı

Aradan bir süre geçtikten sonra bahçıvan, aynı kuşun bahçede bir yılan tarafından öldürüldüğünü görmüş. Durumu halifeye anlatmış. Harun Reşit yine aynı sözle karşılık vermiş:

"Men dakka dukka!"

Bir süre sonra bahçıvan bahçede dolaşırken aynı yılanla karşılaşmış. Yılanın kendisini sokmasından korkan bahçıvan, elindeki kürekle yılanı öldürmüş. Bu olayı da halifeye anlatmış ve yine aynı cevabı almış:

Hikayenin verdiği mesaj

Bahçıvan, yaşananların ardından "Eden bulur, ettiğini bulma sırası bana geldi" diye düşünmüş. Nitekim bir süre sonra istemeden kötü bir davranışta bulunmuş ve Halife Harun Reşit tarafından cezalandırılmış.

Cezanın ardından halifenin huzuruna çıkarılan bahçıvan, kendisine haksızlık yapıldığını düşünmediğini söylemiş. Ancak halifeye, kendisine uygulanan cezanın ardından "Ettiğini bulma sırası size de gelecek" diyerek daha önce duyduğu sözü hatırlatmış:

"Men dakka dukka..."

Hikayede verilmek istenen temel mesaj, insanın yaptığı iyilik veya kötülüğün bir gün kendisine dönebileceğidir. Bu yönüyle "Men dakka dukka", Türkçedeki "Ne ekersen onu biçersin" atasözüyle yakın anlam taşır.