Netanyahu, hükümetine yakın Kanal 14'te katıldığı programda Gazze, İran, Lübnan, Suriye ve Batı Şeria'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Seçimlerde eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un yükselişi karşısında zorlanan Netanyahu'nun, bölgedeki çatışmaları ve güvenlik tehditlerini öne çıkaran bir söylem kullandığı görüldü.
Gazze için yeni işgal tehdidi
Netanyahu, Gazze'de HAMAS'ın silah bırakmaması durumunda saldırıların genişletilebileceği mesajını verdi.
Siyonist rejimin başbakanı, bu durumda Gazze'nin tamamının işgal edilebileceğini savunarak Filistin topraklarına yönelik askeri saldırıların devam edeceği sinyalini verdi.
Netanyahu ayrıca Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu yineleyerek, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'nın geleceğine ilişkin siyasi çözüm ihtimalini de reddetti.
İran'ı seçim gündeminin merkezine taşıdı
Netanyahu'nun seçim öncesi açıklamalarında İran da önemli bir yer tuttu.
İran'ın nükleer çalışmalarını yeniden başlatmaya hazırlandığını öne süren Netanyahu, başbakanlığı sürdürdüğü müddetçe İran'ın nükleer programının yeniden ilerlemesine izin vermeyeceğini savundu.
Tahran yönetiminin önceki saldırılarla zayıflatıldığını iddia eden Netanyahu, buna rağmen İran kaynaklı tehdidin ortadan kalkmadığı yönündeki söylemini yineledi.
"Güvenlik" söylemiyle rakibini hedef aldı
Seçim kampanyasında güvenlik meselesini öne çıkaran Netanyahu, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'u da hedef aldı.
Netanyahu, rakibinin geçmişte Gazze ve Lübnan'daki saldırılara ilişkin tutumunu eleştirerek, Eisenkot'un iktidara gelmesi halinde güvenlik politikalarının zayıflayacağını öne sürdü.
Netanyahu'nun açıklamaları, seçimlere haftalar kala İran, Gazze ve bölgedeki diğer cepheleri yeniden siyasi tartışmaların merkezine taşıdığı bir döneme denk geldi.
Anketlerde rakibi yükseliyor
27 Ekim'deki seçimler öncesinde Netanyahu'nun Likud Partisi ile Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi arasındaki yarış yakından takip ediliyor. Son kamuoyu yoklamalarından birinde Yashar'ın 23, Likud'un ise 22 sandalye kazanabileceği öngörülürken, Eisenkot Netanyahu'nun en ciddi rakibi olarak öne çıkıyor.
İşgal altındaki topraklarda sözde seçim sistemi nedeniyle hükümetin kurulması yalnızca en fazla sandalyeyi kazanan partinin belirlenmesine bağlı değil. Seçim sonrası koalisyon dengeleri de iktidarın kimde olacağını belirleyecek.
Bu tablo içerisinde Netanyahu'nun İran, Gazze ve diğer bölgesel tehditleri öne çıkaran güvenlik merkezli söylemini sertleştirmesi, seçim kampanyasının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)