Nişasta bazlı şeker birçok üründe karşımıza çıkıyor
Diyetisyen Ersin Özdemir, nişasta bazlı şekerlerin Türkiye’de günlük tüketimde yer alan çok sayıda gıda üzerinden sofralara ulaştığını söyledi. Şeker türlerinin vücutta aynı şekilde işlenmediğini belirten Özdemir, özellikle glikoz ve fruktozun metabolizma üzerindeki etkilerinin birbirinden farklı olduğuna işaret etti.
Özdemir, nişasta bazlı şekerlerin yüksek oranda fruktoz içerebildiğini ve bu nedenle özellikle karaciğer açısından dikkate alınması gerektiğini savundu. Bu tür şekerlerin aşırı tüketiminin dikkat eksikliği, karaciğer yağlanması ve tip 2 diyabet gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebileceğini ifade etti.
Şerbetli tatlılar ve kuru meyvelere dikkat
Nişasta bazlı şekerin kullanım alanlarının oldukça geniş olduğunu belirten Özdemir; salata sosları, çiğ köfte sosları, baklava şerbetleri, hazır şerbetler, cevizli sucuk, helva, dondurma ve nar ekşisi sosu gibi ürünleri sıraladı. Özellikle ambalajlı gıda satın alırken ürün etiketlerinin dikkatli incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Kuru meyveler ve hurma konusunda da tüketicilere uyarıda bulunan Özdemir, ürünün görünümünün tek başına kesin bir gösterge olmadığını belirtmeden, özellikle parlak ve yapışkan görünümlü ürünlere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Tahıl gevrekleri, bazı hazır tatlılar, baklava ve bazı kuru meyvelerde de nişasta bazlı şeker kullanılabildiğini aktardı.
Etiketlerdeki ifadelere dikkat çekti
Özdemir, tüketicilerin ürün etiketlerinde yer alan ifadeleri takip etmesi gerektiğini belirterek, nişasta bazlı şekerlerin farklı isimlerle karşılarına çıkabileceğini söyledi. HFC gibi ifadelerde yer alan oranların fruktoz miktarına işaret ettiğini belirten Özdemir, markalardan ürünlere ilişkin analiz ve belge talep edilmesini önerdi.
Maltodekstrin ve glikoz gibi farklı ifadelerin de tüketiciler tarafından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, Türkiye’deki resmi denetimlerin sıklaştırılmasını ve kurallara uymayan işletmelere yönelik caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını desteklediğini ifade etti.
Türkiye’de nişasta bazlı şeker kotası yüzde 2,5
Röportajda Türkiye’deki yasal sınırlara da değinen Özdemir, nişasta bazlı şeker kotasının 2018 yılı öncesinde yüzde 10 olduğunu, daha sonra kademeli olarak düşürülerek yüzde 2,5 seviyesine indirildiğini belirtti. Özdemir, söz konusu oranın daha da azaltılması gerektiğini savundu.
Nişasta bazlı şeker kullanımının ülkeler arasında farklı uygulamalara tabi olduğunu ifade eden Özdemir, Türkiye’de yüzde 2,5 olarak uygulanan kotanın önemli bir adım olduğunu ancak bu oranın sıfırlanmasını temenni ettiğini söyledi. Tüketicilerin ise alışveriş sırasında ürün etiketlerini okuyarak daha bilinçli tercihler yapması gerektiğini vurguladı.