Mehmet Çetin, 1958 yılında Şereflikoçhisar’da doğmuş; Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yapmış ardından daha sonra aile mesleği olan kuyumculuğa yönelmiştir. Meslek hayatını sürdürürken yazı ve araştırma faaliyetlerini de devam ettiren Çetin, farklı yayın organlarında yazılar kaleme almış ve uzun yıllardır Risale-i Nur, iman hakikatleri ve İslâmî meseleler üzerine mütalâa ve neşir faaliyetlerinde bulunmuştur. Özellikle Yeni Asya gazetesindeki “Mütalâa” yazıları ve kendi internet sitesindeki çalışmaları, onun yıllara yayılan bu gayretinin önemli bir kısmını teşkil etmektedir.
Mehmet Çetin’i uzun yıllara yayılan yazı, araştırma ve neşir faaliyetleriyle değerlendirdiğimizde, onun çalışma çizgisinin üç temel kavram etrafında şekillendiği görülür: mütalâa, tefekkür ve neşr-i hakikat…
Risale-i Nur’un hakaik-i imaniyesini anlamaya, Külliyatın farklı bahisleri arasındaki irtibatları müşahede etmeye ve elde ettiği mütalâaları okuyucuyla paylaşmaya yönelik gayreti, onun yazarlığının belirgin vasfıdır. Bu yönüyle Mehmet Çetin, şahsî fikirlerini öne çıkarmaktan ziyade hakikati anlamaya ve neşretmeye çalışan bir Nur kalemidir.
Onun çalışmalarında tahkik, tetkik ve metin hassasiyeti de dikkat çeker. Risale-i Nur’un âyetleri, mühim bahisleri ve neşir meseleleri üzerine yaptığı araştırmalar, Külliyatı yüzeysel bir okumayla değil, mümkün olduğunca dikkatli ve tahkikî bir nazarla ele alma gayretini göstermektedir.
Çetin’in tefekkür çizgisinde ise mânâ-yı harfî ve marifetullah kavramları öne çıkar. Kâinata, hadiselere ve hayat tecrübelerine yalnız zahirî sebepler açısından değil; esmâ-i İlâhiyenin tecellileri, rububiyet, hikmet ve vahdaniyet açısından bakmaya çalışması, Risale-i Nur’un tefekkür metoduyla örtüşen bir yönüdür.
Meslekî hayatıyla ilmî ve imanî çalışmalarını birbirinden koparmaması da dikkat çekicidir. Bu durum, onun için ilim ve tefekkürün hayatın dışında bir meşguliyet değil, hayatın bizzat içinde istikamet kazandıran bir ölçü olduğunu göstermektedir.
Mehmet Çetin’in çalışma hayatında en fazla öne çıkan hususlardan biri ise devamlılık ve şevktir. Yıllar boyunca okumaya, mütalâa etmeye, yazmaya ve neşretmeye devam etmesi, Risale-i Nur’daki sebat ve hizmet düsturuyla anlamlı bir şekilde örtüşmektedir.
Bu noktada Bediüzzaman’ın şu düsturu onun çalışma çizgisini anlamak için güzel bir ölçü sunar:
“Sivrisinek tantanasını kesse, bal arısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın.”
Mehmet Çetin’in uzun yıllara yayılan mütalâa ve neşir gayreti, haricî şartların ve geçici gürültülerin şevki kırmaması gerektiğini ifade eden bu düsturla mânâ itibarıyla örtüşen bir istikrar göstermektedir. Bu vasfı ile Risale-i Nur’un hakaik-i imaniyesini mütalâa eden, mânâ-yı harfî nazarıyla tefekküre yönelen, tahkik ve tetkike önem veren, anladığı hakikatleri neşretmeye çalışan ve bu gayretini yıllar boyunca şevk ve sebat ile sürdüren bir Nur Kalemi haline gelmiştir.
Velhasıl, muhterem Mehmet Çetin Ağabey hakkındaki kanaatim şudur
Mehmet Çetin, hakikatin sahibi olma iddiasından ziyade hakikati anlamaya çalışan bir talebe tavrını esas alarak, kalemini mütalâaya, tefekküre ve neşr-i hakikate tahsis etmeye çalışan, yıllar geçse de şevkini ve hizmet gayretini muhafaza eden mütevazı bir Nur kalemidir.
Allah’ım Mehmet Çetin’i kabre erkanlardan bir Nur Talebesi olarak al, ailesine hem dünyada hem de ahirette selamet ve emniyet ver. Amin