“O en büyük dehşet (el-fezeu'l-ekber) bile onları tasalandırmaz; melekler onları, 'İşte bu, size vaat edilen gününüzdür' diyerek karşılarlar.” (Enbiya: 103)
Yani, "bütün insanların toplanıp Allah'ın huzuruna götürülecekleri an, herkes için çok korkunç bir andır. Fakat salih kimseler çok rahattırlar, çünkü herşey onların bekledikleri şekilde gerçekleşmektedir. Onların imanları ve bu dünyada iken yaptıkları iyi işler, Allah'ın rahmeti ile onları, teskin etmeye gelir. Üzüntü ve keder yerine onlar, kendilerine vadedilen mükafatları elde etme ümidiyle doludurlar."
Rabbimizin ifadesiyle kâfirler için hiç kolaylanmayacak bir zorluk günüdür o gün. Ama o günün dehşetinden, o büyük günün felâketinden Rabbimiz mü’minleri koruyacaktır.
Ayrıca melekler onları karşılayacaklar ve diyecekler ki: Ey mü’minler, sakın korkmayın! Sakın üzülmeyin! İşte bugün size vaad edilen gündür. Bugün sizin inandığınız, bir an bile unutmadığınız kıyâmet günüdür. Siz zaten bugünü biliyordunuz. Her an Allah’la karşı karşıya gelivereceğinize inanıyordunuz. Yâni her an ölüp de Allah’ın huzuruna çıkacakmış gibi yaşıyordunuz. Ha şu köşeyi döndüm dönmeden, ha şu sözü bitirdim bitirmeden, ha şu lokmayı yuttum yutmadan ölüm geliverecek ve biz hesap kitap için Rabbimizle karşı karşıya geleceğiz hesabı içinde yaşıyordunuz. Ölümü her an yanınızda biliyordunuz. İşte size vaad edilen gün, size vaadedilen cennetle sevinin!
BASAİRUL KUR’AN
İbn Kesîr’in bu ayete dair tefsirinde öne çıkan temel hususlar şunlardır:
1. "El-Fezeu'l-Ekber" (En Büyük Dehşet / Korku) Kavramı
İbn Kesîr, kıyamet gününün en zorlu anlarından olan "en büyük korku"nun tam olarak ne anlama geldiğine dair sahabe ve tâbiîn âlimlerinden aktarılan görüşleri sıralar:
Sûr'a Üflenmesi: Birçok müfessire göre bu ifade, Sûr'a üflendiği ve kâinatın dehşete kapıldığı andır.
Ölümün Boğazlanması / Cehennemin Kapatılması: Kâfirlerin üzerine cehennem kapılarının kapatılması ve ölümün bir koç suretinde getirilip boğazlanması anıdır. Bu an, inkârcılar için tam bir ümitsizlik ve en büyük korku anıdır.
Kabirden Çıkış Anı: Kulların kabirlerinden çıkıp mahşer alanına sevk edildikleri andır.
İbn Kesîr, ayetin genel manasından hareketle; dünyada iman edip salih amel işleyen kulların, kıyametin bu dehşetli aşamalarının hiçbirinde hüzün ve korku hissetmeyeceklerini vurgular.
2. Müminlerin Dehşetten Emin Kılınması ve İlgili Hadisler
İbn Kesîr, müminlerin o gün korkudan uzak kalacağını teyit eden rivayetlere yer verir:
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) "İnsanlar mahşer günü çıplak, yalın ayak olarak toplanacaktır" buyurması üzerine Hz. işe’nin "Kimse kimseye bakmaz mı?" sorusuna, Resûlullah’ın "O günün durumu, insanların birbirine bakamayacağı kadar çetindir" cevabını aktarır. İşte ayette belirtilen müminler, Allah'ın himayesi sayesinde bu büyük çetinliğin getirdiği korkudan emindirler.
İbn Kesîr, Ebû Umâme el-Bâhilî ve diğer sahâbîlerden nakledilen rivayetlerle; Kur'an'ı okuyup onunla amel edenlerin, adaletli yöneticilerin ve Allah için birbirini sevenlerin kıyamet gününün dehşetinden muaf tutulup arşın gölgesinde gölgeleneceklerini hatırlatır.
3. Meleklerin Karşılaması (İstikbal)
Ayette geçen "Ve tetelakkâhumul-melâiketu..." kısmını İbn Kesîr şu şekilde izah eder:
Müminler kabirlerinden doğruldukları ilk andan itibaren melekler onları karşılar.
Melekler, müminlerin endişelerini gidermek ve gönüllerini ferahlatmak için: "Bugün korkulacak bir şey yok, işte dünyadayken Peygamberler aracılığıyla size vaad edilen ve müjdelenen gün bugündür!" diyerek onları selamlar, tebrik eder ve cennete doğru sevk ederler.
Özetle İbn Kesîr, ayetin önceki ayetlerle (101-102) bağlantısına dikkat çekerek; Allah'ın kendilerine ebedî saadet takdir ettiği müminlerin, cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını ve kıyametin en büyük dehşet anlarında bile meleklerin müjdeleriyle emniyet ve sevinç içinde olacaklarını vurgular.
İBNİ KESİR TEFSİRİ
Ebu Zuhur saldırısı bağlamında Siyonist İsrail'in 'eski düzen' özlemi
Günümüzün Firavunu ve Filistin’e karşı yürütülen propaganda savaşıyla mücadele -3
“Onlar, cehennemin uğultusunu bile duymazlar”
Günümüzün Firavunu ve Filistin’e karşı yürütülen propaganda savaşıyla mücadele -2
“Kendilerine mutluluk takdir edilenler, işte onlar, cehennemden uzaklaştırılacaklardır”
Günümüzün Firavunu ve Filistin’e karşı yürütülen propaganda savaşıyla mücadele -1
“Eğer onlar ilah olsalardı cehenneme girmezlerdi”