Peygamber Efendimiz

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir fakir sahâbîye dilencilik yerine çalışmayı teşvik eden tavsiyesi, emek, üretim ve helal kazancın önemi bu hadis üzerinden anlatılıyor.

Peygamber Efendimiz

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir fakir sahâbîye dilencilik yerine çalışmayı teşvik eden tavsiyesi, emek, üretim ve helal kazancın önemi bu hadis üzerinden anlatılıyor. Bir gün Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in yanına, Medîneli Müslümanlardan fakir bir adam geldi ve yiyecek bir şeyler istedi.

HZ. PEYGAMBER’İN ÇALIŞMAYI TEŞVİK EDEN HAYAT DERSİ Allâh Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona:

“–Senin evinde hiç eşyâ yok mu?” diye sordu. Adam

“Bir kısmıyla örtündüğümüz, bir kısmını yere serdiğimiz bir çul, bir de su kabımız var.” Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-:

“–Onları bana getir!” buyurdu. Adam çul ile su kabını getirdi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz onları eline aldı ve etrafındakilere:

“–Bunları kim satın almak ister?” diye sordu. Sahâbîlerden biri, onlara bir dirhem vereceğini söyledi. Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:

“–Artıran yok mu?” diye birkaç defa seslendi ve iki dirhem veren sahâbîye onları sattı. Parayı fakir sahâbîye uzatarak:

“–Bunun bir dirhemiyle âilene yiyecek al. Kalan parayla da bir balta satın alıp bana getir!” buyurdu.

Adamın getirdiği baltaya, Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- kendi elleriyle bir sap taktı ve ona şunları söyledi:

“–Haydi şimdi git; bununla odun kes ve sat! On beş gün çalış; ondan sonra yanıma gel!”

Fakir adam on beş gün sonra Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi. On dirhem kazanmış, bu parayla kendine ve âilesine elbise ve yiyecek almıştı.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buna çok sevindi ve şunları söyledi:

“–Dilenciliğin, Kıyâmet günü yüzünde bir leke gibi görünmesindense, böylesi senin için daha hayırlıdır...” (Ebû Dâvûd, Zekât, 26/1641; İbn-i Mâce, Ticârât, 25)

Müslüman, bir mü’min kardeşini meslek sâhibi yapmanın fazîletini idrâk etmelidir. Fakir Müslümanlar da insanlara karşı müstağnî olup Allâh Resûlü’nün -sallallahu aleyhi ve sellem- gösterdiği istikâmette bir gayretin içinde bulunmalıdırlar.