Mısır medyasında Mısır uygarlığı araştırmacısı Vesim es-Sisi’nin bir televizyon kanalında yaptığı ve “şaşırtıcı” olarak nitelendirilen açıklamaların ardından ülkede geniş çaplı bilimsel ve arkeolojik bir tartışma yeniden başladı.
Es-Sisi, piramitlerin içinde herhangi bir kraliyet mumyası veya yazıt bulunmadığını öne sürerek, piramitlerin mezar olduğu görüşüne şüpheyle yaklaştı. Araştırmacı, piramitlerin aslında yalnızca enerji üretim istasyonları olarak kullanıldığını iddia etti.
Bu açıklamalar, Mısır’ın önde gelen arkeoloji uzmanları arasında büyük tepkiye yol açtı. Uzmanlar söz konusu iddiaları bütünüyle reddederek bunların bilimsel temellerden ve güvenilir tarihi kanıtlardan yoksun olduğunu belirtti.
Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi eski Genel Sekreteri Dr. Mustafa Veziri Mısır’da yaklaşık 120 piramit bulunduğunu belirtti.
Veziri, “Piramit bir kraliyet mezarıdır. Bunların büyük bölümünde lahitler vardır. Yani ölen kişi buraya gömülür ve içerisinde bir mezar odası bulunur” dedi.
Veziri, “Eğer piramitler mezar değilse Keops’un, Kefren’in, Mikerinos’un, Rusu’nun ve diğerlerinin mezarları nerede?” diye sordu.
Veziri, Vesim es-Sisi’nin açıklamalarının tamamen yanlış olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Jeneratör veya enerji santrali derken neyi kastediyor? Bu garip, doğru olmayan ve arkeolojiyle bağdaşmayan bir söylem. Mısırlı ve yabancı arkeologlar, kanıtlar, veriler ve bulgular sayesinde piramitlerin ölülerin gömüldüğü yerler olduğunu biliyor.”
Veziri ayrıca eski Mısırlıların Yeni Krallık döneminde piramit inşa etmekten vazgeçerek Luksor’daki Krallar Vadisi ve Kraliçeler Vadisi’nde yer altında mezarlar yapmaya yönelmesinin temel nedenini de açıkladı.
Buna göre eski Mısırlılar, yerden yükselen devasa piramitlerin mezar soyguncuları açısından kolay hedef haline geldiğini fark etti. Bunun üzerine mezarları gözlerden uzak tutmayı amaçlayan yeni bir mimari anlayış geliştirerek yer altı mezarlarına yöneldi.