Aşırı hava olayları, siber saldırılar ve olası küresel salgın hastalıklar gibi giderek ağırlaşan kriz başlıkları, İngiltere'de gıda güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Ulusal Denetim Ofisi (NAO) tarafından yayımlanan son raporda, gıda tedarik zincirine yönelik kısa ve uzun vadeli risklerin "daha olası ve potansiyel olarak çok daha ciddi" hale geldiği ifade edildi. Raporda, hükümetin acil durum senaryolarına karşı halkı ve şirketleri gıda stoku yapmaya yönlendirmesi gerektiği vurgulandı.
İngiltere hükümetinin gıdayı "kritik ulusal altyapı" sektörleri arasında görmesine rağmen, Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı'nın (Defra) şirketleri ve aileleri gıda kıtlığına hazırlama konusunda "yeterince çaba göstermediği" savunuldu. Diğer ülkelere kıyasla İngiltere'deki hanelerin krizlere daha hazırlıksız yakalandığı kaydedildi.
Savaş, salgın ve aşırı sıcaklar tedarik zincirini tehdit ediyor
NAO Başkanı Gareth Davies, Ukrayna Savaşı ve COVID-19 salgınının etkilerine atıfta bulunarak, İngiltere gıda zincirinin dayanıklılık gösterdiğini ancak önümüzdeki süreçte risk boyutunun yükseldiğini kaydetti. Diğer yandan aşırı sıcaklar, yangınlar ve kuraklık nedeniyle tarımsal üretimin de darbe aldığı belirtildi. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), süt çiftçilerinin kuraklık nedeniyle şimdiden kışlık yem depolarını kullanmaya başladığını bildirerek gidişatın endişe verici olduğunu duyurdu.
Ülkenin dev perakende zincirleri Tesco ve Sainsbury's yöneticileri de İngiltere'nin gıda üretimi konusunda kendi kendine yeterliliğini acilen artırması gerektiği yönünde çağrıda bulundu.
Hükümetten yanıt: "Gıda güvenliği ulusal güvenliktir"
Açıklamalara yanıt veren Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra) ise gıda güvenliğinin doğrudan ulusal güvenlik anlamına geldiğini bildirdi. Bakanlık yetkilileri, NAO raporundaki risk analizlerinin ve tavsiyelerin dikkatle inceleneceğini, daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir gıda sistemi oluşturmak adına çiftçiler ve sektör temsilcileriyle ortak çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.