Saadet Partisi'nden hükümete 3 şart

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kayseri Kocasinan İlçe Kongresi’nde konuştu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden ekonomi politikalarına, yargı bağımsızlığından vergi sistemine kadar birçok başlıkta iktidarı eleştiren Arıkan, Türkiye’nin köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu söyledi.

Saadet Partisi'nden hükümete 3 şart

Türkiye’nin 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sırasında yaptıkları itirazların bugün haklı çıktığını savunan Arıkan, bütün yetkilerin tek elde toplandığı ve Meclis’in denetim gücünün zayıflatıldığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirtti.

“Güçlü devlet, güçlü tek adam demek değildir” diyen Arıkan, güçlü devletin bağımsız kurumlar, hukuk ve etkili bir Meclis ile mümkün olacağını ifade etti.

Cumhur İttifakı içerisinden de mevcut sisteme yönelik eleştiriler gelmeye başladığını belirten Arıkan, yalnızca bazı maddelerin değiştirilmesinin yeterli olmayacağını savundu.

Arıkan, “Araba duvara çarpmış, siz koltuk kılıflarını yenileyelim diyorsunuz. Sistemin asıl problemi Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olmasının devlet ile parti arasındaki sınırları belirsizleştirdiğini ileri süren Arıkan, sistemin göstermelik tedbirlerle düzeltilemeyeceğini ve kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Sistem değişikliği için üç şart Saadet Partisinin sistem değişikliği konusunda yapılacak görüşmelere açık olduğunu belirten Arıkan, üç temel şart sıraladı:

Partili Cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilmesi ve Cumhurbaşkanının tarafsız olması

Kuvvetler ayrılığının güçlendirilerek Meclis’e gerçek yasama ve denetim yetkisi verilmesi,

Yargı bağımsızlığının uygulamada güvence altına alınması.

Arıkan, “Biz, duvara toslayan bu sistemi değiştirecek her adımı müzakere etmeye hazırız” dedi.

Yönetim sisteminin kişilere göre tasarlanmaması gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Bugün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dır, yarın başka biri olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ve millet kalacaktır” diye konuştu.

“AK Parti’nin ekonomi üçgeni: Enflasyon, faiz ve vergi” Konuşmasının önemli bir bölümünü ekonomiye ayıran Arıkan, mevcut politikaları “AK Parti’nin ekonomi üçgeni” olarak nitelendirdi. Üçgenin köşelerinde enflasyon, faiz ve verginin; ortasında ise vatandaşın bulunduğunu söyledi.

Arıkan, “Enflasyon vatandaşın cebini eritiyor, faiz üreticinin belini büküyor, vergi de geriye kalanını alıp götürüyor” ifadelerini kullandı.

Enflasyon tahminlerinin sürekli değiştirilmesini eleştiren Arıkan, 2026 yılı için daha önce yüzde 12 olarak açıklanan tahminin daha sonra yüzde 28’e yükseltildiğini belirtti. İktidarın amacının enflasyonu düşürmekten çok, düşeceği yönünde algı oluşturmak olduğunu söyledi.

Merkezi yönetim bütçesindeki faiz giderlerini de gündeme getiren Arıkan, 2026’da faiz ödemelerinin 2,7 trilyon liraya ulaşacağını ileri sürdü. Mevcut gidişatın devam etmesi durumunda bu tutarın 2027’de 3 trilyon, 2028’de ise 3,3 trilyon liraya çıkabileceğini söyledi.

Ankara’da alacakları için eylem yapan madencilerin toplam 36 milyon liralık talebini örnek gösteren Arıkan, bu rakamın bütçedeki faiz harcamalarıyla karşılaştırılması gerektiğini belirtti.