2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program açıklandı. TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü güncellemenin nedenlerini anlatarak devam eden savaşın bu yıl Türkiye’deki enflasyona etkisinin 7 puana yaklaştığını söyledi.
Orta Vadeli Program’da ekonomik büyümenin 2026’daki yüzde 3,3 seviyesinden 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e yükselmesi öngörüldü.
Enflasyonun ise 2026 sonundaki yüzde 28,4 beklentisinin ardından 2027’de yüzde 22’ye, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyerek tek haneye düşürülmesi hedeflendi.
Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan TCMB Başkanı Fatih Karahan, Merkez Bankasının 2026 yıl sonu enflasyon tahminini daha önce güncellediğini, 2027 ve sonrasına ilişkin sürecin ise OVP döneminde ele alınacağının duyurulduğunu hatırlattı.
Karahan, “Bugün yapılan revizyon da aslında bunun bir yansıması.” dedi.
Merkez Bankası ile OVP hedefleri arasındaki farklılığa ilişkin soruyu da yanıtlayan Karahan, açıklanan hedeflerin ortaklaşa belirlendiğini söyledi. Karahan, bunun özellikle yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda eşgüdümün daha güçlü olacağı mesajını içerdiğini kaydetti.
Yukarı yönlü revizyonun nedenlerinden birinin geçmiş dönem gerçekleşmeleri olduğunu belirten Karahan, enflasyonun bir yıl hedefin üzerinde gerçekleşmesinin sonraki yıllara da sarkan etkileri bulunduğunu ifade etti.
Revizyonun diğer bölümünde küresel gelişmelerin rol oynadığına dikkati çeken Karahan, son yıllarda arz şoklarının daha sık ve daha büyük boyutlarda yaşandığını söyledi.
Pandemiyle başlayan sürecin tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları ve fiziki savaşlarla devam ettiğini belirten Karahan, bu gelişmelerin enflasyon dinamikleri üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu vurguladı.
Savaşın Türkiye’deki enflasyona etkisine ilişkin hesaplamaları paylaşan Karahan, “Bu yıl bu etkinin 7 puana yakın olduğunu hesaplıyoruz.” dedi.
Karahan, söz konusu etkinin yalnızca enerji fiyatlarındaki artıştan ibaret olmadığını belirterek yükselen enerji maliyetlerinin ulaştırma hizmetlerine, ulaştırmadaki artışların ise gıda başta olmak üzere birçok ürünün fiyatına yansıdığını anlattı.
Savaşın gübre gibi tarımsal girdilerde de fiyat baskısı oluşturduğunu ifade eden Karahan, temel mallar, dayanıklı tüketim ürünleri, petrokimya ve kimya sektörlerinde de benzer etkiler görüldüğünü söyledi.
Enflasyon tahminindeki değişikliğin ciddi olduğunu kabul eden Karahan, bunun enflasyon görünümü açısından karamsarlığa yol açacak bir revizyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Savaşın olumsuz etkilerine rağmen para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu sonuçlar alındığını söyleyen Karahan, emtia fiyatları ve döviz kurundaki gelişmelerin temel enflasyona etkisinin daha sınırlı kaldığını kaydetti.
Bu durumun iç talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu ifade eden Karahan, para politikasının etki alanındaki ürünlerde başarılı sonuçlar görüldüğünü dile getirdi.
Hizmet enflasyonundaki katılığın sürdüğünü belirten Karahan, kira ve eğitim gibi enflasyon ataletinin yüksek olduğu kalemlerde önceki yıllara göre daha olumlu bir görünüm bulunduğunu söyledi.
Hizmet enflasyonundaki yatay seyrin özellikle ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını kaydeden Karahan, ulaştırmadaki gelişmelerde savaşın etkisinin belirgin olduğunu belirtti.
Karahan, bu yılki enflasyon hedefinde yaşanan temel sapmanın, savaşın beklenenden daha şiddetli gerçekleşmesinden ve sürecin hâlen devam etmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Mehmet Yaman