Marmara Denizi'nde Silivri açıklarında 2 Eylül gecesi meydana gelen ve 10 denizcinin kaybolduğu gemi kazasında soruşturma derinleşiyor.
Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde bulunan Türk bayraklı ALSU ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye ilerleyen, 4 bin 199 ton rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu kısa sürede battı.
Gemide bulunan 10 kişilik mürettebattan hala haber alınamazken, bölgede arama kurtarma faaliyetleri sürdürülüyor.
11 dakikada battı
Kaza, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili, yani yaklaşık 30 km uzaklığında; Marmara Denizi'ndeki trafik ayırım düzeni içerisinde saat 03.00 sıralarında meydana geldi.
Denizcilik Genel Müdürlüğü, Tuğberk İmamoğlu'na ait can kurtarma araçlarının deniz yüzeyinde bulunduğunu ancak içlerinde mürettebata rastlanmadığını açıklarken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da geminin çarpışmanın ardından yaklaşık 11 dakika içerisinde battığının değerlendirildiğini bildirdi.
Alsu'daki 9 kişi şüpheli olarak belirlendi
Kaza sonrasında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı.
Başsavcılık, kazanın meydana geliş şekli, nedenleri ve sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması; gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları başta olmak üzere tüm delillerin muhafaza altına alınması talimatını verdi.
Alsu'da bulunan 10 kişiden aşçı dışındaki 9 kişi de şüpheli sıfatıyla işleme alındı ve ifadeleri alındı.
Kazadan önce iki gemi arasında telsiz görüşmesi yapıldığı da ortaya çıktı. Kamuoyuna yansıyan kayıtlarda Tuğberk İmamoğlu kaptanının Alsu'ya "İskeleye kır" yönünde uyarıda bulunduğu duyuldu. Radar ve seyir kayıtlarında da iki geminin çarpışma öncesindeki hareketleri incelemeye alındı.
Bilirkişi heyetinden ön tespit: Alsu'nun ihlali İmamoğlu'nuı batırdı
Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi heyeti ön tespit raporunu hazırladı. Raporda, kazanın oluşumunda her iki gemideki seyir ve köprüüstü uygulamalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
'Kaptan olay sırasında kamarasında uyuyordu'
Raporda yer alan tespitlere göre, çarpışma sırasında Alsu'nun köprüüstünde yalnızca gemiye kazadan bir gün önce katılan ve ilk seyir vardiyasını tutan ikinci zabit bulunuyordu.
Köprüüstünde gözcü ve dümenci olmadığı, kaptanın ise olay sırasında kamarasında uyuduğu tespit edildi.
'Gözetim be durum değerlendirmesi zayıftı'
Bilirkişi heyeti, bu durumun özellikle gece seyri sırasında köprüüstü vardiyasının gerektirdiği gözetim ve durum değerlendirmesinin ciddi biçimde zayıflamasına yol açtığı değerlendirmesinde bulundu.
Tuğberk İmamoğlu radar ekranın neden geç görüldü?
Ön raporda dikkat çeken bir başka başlık ise Tuğberk İmamoğlu'nun AIS verileri oldu.
Heyetin değerlendirmesine göre Tuğberk İmamoğlu'nun AIS sisteminin kapalı, arızalı veya dış müdahale nedeniyle yeterli şekilde çalışmaması nedeniyle gemi ALSU tarafından elektronik olarak yeterli erken uyarı sağlayacak biçimde takip edilemedi.
Bu nedenle Tuğberk İmamoğlu'nun ALSU tarafından ancak yaklaşık 1,8 deniz mili mesafede radar ekosu olarak tespit edilebildiği kaydedildi.
Bilirkişi heyeti, radar üzerinden yapılan bu geç tespitin iki geminin birbirine yaklaşması sırasında kaçınma manevrası için mevcut zamanı önemli ölçüde azalttığını değerlendirdi.
Telsizde mutabakat sağlandı, son yarım milde rota değişti
Raporda kazanın hemen öncesindeki telsiz görüşmeleri ve manevralar da ayrıntılı şekilde ele alındı.
Buna göre iki gemi arasında iskeleye doğru kaçınma yönünde mutabakat sağlandığı değerlendirilirken, Tuğberk İmamoğlu'nun son bölümde beklenen manevranın aksine hareket ettiği belirtildi.
Bilirkişi heyetinin ön tespitine göre, Tuğberk İmamoğlu son yaklaşık 0,5 deniz mili içerisinde ani şekilde sancağa dönerek ALSU'nun pruva hattını kesti.
Bu manevranın çatışmayı başlatan aktif tetikleyici olduğu değerlendirilirken, bunun tek başına kazanın bütün sorumluluğunu açıklamadığı vurgulandı.
'Asli kök neden' olarak Alsu'daki köprüüstü zafiyeti gösterildi
Ön raporda kazanın oluşumuna ilişkin en dikkat çekici değerlendirme, iki gemideki kusurların birbirinden ayrıştırılması oldu.
Bilirkişi heyeti, olayın genel nedenini 'çift taraflı köprüüstü disiplinsizliği, vardiya standartlarının tamamen terk edilmesi ve durumsal farkındalık kaybı' şeklinde tanımladı.
Rapora göre Tuğberk İmamoğlu'nun son anda gerçekleştirdiği sancağa dönüş, çatışmayı fiilen tetikleyen aktif manevra olarak değerlendirildi.
Ancak kazanın ağır sonuçlara dönüşmesinde, Alsu'daki köprüüstü organizasyonu ve vardiya uygulamalarındaki zafiyetin asli kök nedenlerden biri olduğu belirtildi.
Başka bir ifadeyle ön rapor, kazayı yalnızca son anda yapılan tek bir manevrayla açıklamak yerine, iki gemideki karar ve gözetim zincirinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Alsu'daki 9 şüpheli adliyeye sevk edilecek
Ön tespitlerin ardından soruşturmanın Alsu'daki personel açısından da kritik bir aşamaya geldiği öğrenildi.
Gemide bulunan 10 kişiden aşçı dışındaki 9 kişi hakkında şüpheli işlemi uygulanmış, ifadeleri gemi üzerinde alınmıştı.
Şüphelilerin, bilirkişi heyetinin ön raporu doğrultusunda bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor
Öte yandan Tuğberk İmamoğlu'ndaki 10 mürettebatı bulmak amacıyla arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor.
Bölgede Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, Deniz Kuvvetleri ve diğer kurumların unsurları görev yapıyor.
Tüm veriler incelendikten sonra nihai kusur durumu kesinleşecek
Kıyı Emniyeti'nin yayımladığı denizcilere duyuruda da arama faaliyetlerinin sürdüğü ve bölgede seyreden gemilerin dikkatli olması istendi.
Bilirkişi ön tespitlerinin soruşturmanın bu aşamasındaki değerlendirmeler olduğu, nihai kusur durumunun ise tüm seyir, radar, AIS, VDR, telsiz kayıtları ve diğer delillerin birlikte incelenmesinin ardından kesinleşeceği belirtiliyor.