Abone Ol

Tom Barrack: Mekke Anlaşması israil ya da ABD karşıtı değil

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, bölgedeki gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Tom Barrack: Mekke Anlaşması israil ya da ABD karşıtı değil

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye’nin bölgedeki rolü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmeler, Türkiye-israil ilişkileri, Suriye ve Mekke Anlaşması hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Barrack, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Suriye konusunda doğrudan bir soru yönelttiğini belirterek, “Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ‘Neden Suriye’yi almadınız? Eğer onlara yardım etmede bu kadar etkili olduysanız, neden Suriye’yi ele geçirmediniz?’ diye sordu” dedi.

Barrack’ın aktardığına göre Erdoğan ise Trump’a, “Çünkü istemiyoruz. Suriye’nin egemen ve bağımsız bir ülke olmasını istiyoruz. Bu çok zorlu coğrafyanın ortasında bir tuval ve bir örtü olmasını istiyoruz” yanıtını verdi.

Türkiye’nin bölgesel konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barrack, ülkenin giderek daha güçlü bir aktör haline geldiğini söyledi.

“Türkiye yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Bu durum herkesi tedirgin ediyor ancak Türkiye açısından çok olumlu bir gelişme” diyen Barrack, Türkiye’nin coğrafi konumunun da ülkeye önemli bir stratejik güç kazandırdığını ifade etti.

Barrack, Türkiye'yi “Arap olmayan, gerçekten işleyen, nazik ve sevgi dolu bir Müslüman ülke” olarak tanımlayarak, “Çevresinde sekiz ülke ve dört deniz var; bir tarafta Orta Asya, diğer tarafta Hazar, Akdeniz... Coğrafi konumu itibarıyla bakıldığında tehditkar algılanabilecek bir güce sahip” ifadelerini kullandı.

Barrack, bölgede tansiyonun düşürülmesi gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan için, “Cumhurbaşkanı tansiyonu düşük tutmaya çalışarak çok iyi bir iş çıkarıyor” dedi.

“Türkiye, israil ve Suriye arasında her akşam koordinasyon var”

Barrack’ın en dikkat çekici açıklamalarından biri de Türkiye, soykırımcı israil ve Suriye arasında DEAŞ’a karşı yürütüldüğünü söylediği koordinasyona ilişkin oldu.

“Her akşam Türkiye, israil ve Suriye arasında DEAŞ teröristlerinin takibine yönelik koordinasyon sağlanıyor” diyen Barrack, Suriye’deki güç boşluğunun örgüt için yeniden yapılanma fırsatı oluşturduğunu savundu.

Barrack, “Bu güç boşluğu devam ettikçe DEAŞ yeniden yapılanmak için yoğun çaba gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile soykırımcı israil arasındaki ilişkilere de değinen Barrack, 2000’li yılların başındaki yakın ilişkileri hatırlatarak benzer bir dönemin yeniden yaşanabileceğine ilişkin beklentisini dile getirdi.

Barrack, “2000’li yılların başında israil ile Türkiye arasında bir dönem, bir ‘balayı dönemi’ vardı. Bugüne geldiğimizde benim inancım ve umudum, böyle bir dönemin yeniden yaşanacağı yönünde” dedi.

Türkiye ve israilli yetkililerin sert söylemlerinin iç siyasetten bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Barrack, her iki yerde de seçim hesaplarının etkili olduğunu öne sürdü.

Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ekim ayına doğru ilerlediğini ve seçmen kitlesinin beklentilerini bildiğini söyleyen Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan için de “Yeni seçim çağrısını ne zaman yapacağına ilişkin bir karar aşamasına doğru ilerliyor ya da zaten bir seçim döngüsünün içinde” ifadelerini kullandı.

Barrack, Erdoğan’ın seçmen kitlesini “oldukça güçlü, iyi, muhafazakar ve köktendinci olmayan Müslüman bir topluluk” şeklinde tanımlayarak bu kesimin Gazze konusunda “her zaman çok tepkili” olduğunu söyledi.

“Mekke Anlaşması israil ya da ABD karşıtı değil”

Barrack, Mekke Anlaşması konusunda da değerlendirmelerde bulunarak anlaşmanın belirli bir ülkeye veya mezhebe karşı kurulmuş bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Mekke Anlaşması israil karşıtı değil, Sünni yanlısı değil ve Amerika karşıtı da değil” diyen Barrack, anlaşmanın temel mesajını, “Arkadaşlar, birlik olmamız gerekiyor” sözleriyle özetledi.

Körfez İşbirliği Konseyi'ne (KİK) de değinen Barrack, “Körfez İşbirliği Konseyi var ama KİK bugüne kadar hiçbir konuda uzlaşamadı” ifadelerini kullandı.