Abone Ol

Vatikan’daki Papa’nın şahsi Müslüman kölesi

Vatikan’daki Papa’nın şahsi Müslüman kölesi | Özel Dosya Haberleri - GZT

Vatikan’daki Papa’nın şahsi Müslüman kölesi

Tam adı el-Hasan b. Muhammed el-Vezzân ez-Zeyyâtî el-Gırnâtî el-Fâsî ama çoğunluğun bildiği ismiyle Afrikalı Leo 1483 yılında Gırnata’da dünyaya geldi.

el-Hasan b. Muhammed el-Vezzân ez-Zeyyâtî el-Gırnâtî el-Fâsî

ama çoğunluğun bildiği ismiyle

1483 yılında Gırnata’da dünyaya geldi.

Leo’nun Endülüs’ten İstanbul’a, oradan Vatikan’a kadar uzanan hayatı okuyanları son derece şaşırtmaktadır.

Leo bir korsan baskınında esir düşmüş ve Roma’ya getirilmişti. İtalya’da yaklaşık 9 yıl kalan Leo vaftiz edilerek zahiren Hristiyan yapılmıştı. Afrika’da kaleme aldığı La Descrittione dell'Africa (Afrika’nın Tasviri / Vasfu İfrikkiye) eseri kısa sürede Avrupa’da en çok okunan eserlerden birine dönüştü.

Leo bir korsan baskınında esir düşmüş ve Roma’ya getirilmişti. İtalya’da yaklaşık 9 yıl kalan Leo vaftiz edilerek zahiren Hristiyan yapılmıştı. Afrika’da kaleme aldığı

La Descrittione dell'Africa

(Afrika’nın Tasviri / Vasfu İfrikkiye)

eseri kısa sürede Avrupa’da en çok okunan eserlerden birine dönüştü.

İstanbul’dan Kahire’ye kadar birçok İslâm beldesini dolaşan Leo, önemli diplomatik görevler üstlenmişti. 1518 yılında Kahire’den Fas’a gittiği sırada Hristiyan korsanlar gemiyi ele geçirmiş ve Leo’yu da esir etmişlerdi.

İstanbul’dan Kahire’ye kadar birçok İslâm beldesini dolaşan Leo, önemli diplomatik görevler üstlenmişti.

1518 yılında Kahire’den Fas’a gittiği sırada Hristiyan korsanlar gemiyi ele geçirmiş ve Leo’yu da esir etmişlerdi.

Leo’yu esir alan kişi ünlü İspanyol korsan Don Pedro de Cabrera Bovadilla idi.

Ünlü romancı min Maalouf, Leo’nun yakalanışını şöyle anlatır:

“Beni kaçıran adam Don Pedro de Cabrera Bovadilla adında, dindarlığıyla ünlü Sicilyalı bir korsandı. Altmış yaşlarındaydı ve birçok kez adam öldürmüştü. Bir soyguncu olarak ruhunu teslim etmekten korkmuş, Tanrı uğruna bir şeyler yapıp günahlarından kurtulmak istemiş olmalı. Ya da Akdeniz'in bir yanında, Hıristiyanlığın babası, Roma hükümdarı, Tanrı'nın temsilcisi X. Leo'ya bir armağan vererek... Papa için hazırlanan armağan bendim, ve 14 Şubat St. Valentin yortusunda sunuldum. Papa'ya sunulacağım bir gece önce bana söylenmişti. Gün ağarana dek gözümü uyku tutmadan sırtımı hücrenin duvarına yaslayıp karanlık sessizliği bozan bütün sesleri dinledim: Kentin uğultusunu, bir bekçinin kahkahasını, Tiber'e düşen bir nesnenin sesini, yeni doğmuş bir bebeğin ağlamasını... Roma'ya geldiğimden beri uykusuzluk çekmekteydim. Geceleri bu denli sıkıntılı yapan nedenleri bulmaya çalışıyordum. Özgürlüğün ve bir kadının yokluğundan çok bir müezzinin sesini duyamamak bana acı veriyordu. Daha önce hiç böyle yaşamamıştım. Haftalar boyu, boşluğu dolduran, duvarlara ve insanlara güven veren, zamanı belirleyen ezan sesini duymadan yaşamak...” (Afrikalı Leo - min Maalouf)

“Beni kaçıran adam Don Pedro de Cabrera Bovadilla adında, dindarlığıyla ünlü Sicilyalı bir korsandı. Altmış yaşlarındaydı ve birçok kez adam öldürmüştü. Bir soyguncu olarak ruhunu teslim etmekten korkmuş, Tanrı uğruna bir şeyler yapıp günahlarından kurtulmak istemiş olmalı. Ya da Akdeniz'in bir yanında, Hıristiyanlığın babası, Roma hükümdarı, Tanrı'nın temsilcisi X. Leo'ya bir armağan vererek... Papa için hazırlanan armağan bendim, ve 14 Şubat St. Valentin yortusunda sunuldum. Papa'ya sunulacağım bir gece önce bana söylenmişti. Gün ağarana dek gözümü uyku tutmadan sırtımı hücrenin duvarına yaslayıp karanlık sessizliği bozan bütün sesleri dinledim: Kentin uğultusunu, bir bekçinin kahkahasını, Tiber'e düşen bir nesnenin sesini, yeni doğmuş bir bebeğin ağlamasını... Roma'ya geldiğimden beri uykusuzluk çekmekteydim. Geceleri bu denli sıkıntılı yapan nedenleri bulmaya çalışıyordum. Özgürlüğün ve bir kadının yokluğundan çok bir müezzinin sesini duyamamak bana acı veriyordu. Daha önce hiç böyle yaşamamıştım. Haftalar boyu, boşluğu dolduran, duvarlara ve insanlara güven veren, zamanı belirleyen ezan sesini duymadan yaşamak...”

Bir diplomatı yakalamış olmanın sevinciyle Bovadilla, onu hemen Roma’ya gönderdi. Leo’nun hikâyesi böylece başlamış oldu.

Leo’nun Papa huzuruna çıkmasını ünlü tarihçi Natalie Zemon Davis ise şöyle tasvir eder:

“Bir süre için en önemli muhatabı X. Leo olmuştu. Görüşmeleri el Vezzan'ı çok etkilemiş ve ürkütmüş olmalıdır; bir zamanlar Sultan Selim'in huzurunda durmuş olan el-Vezzan şimdi de Hıristiyanların manevi hükümdarının karşısındaydı. Papanın zengin ve güçlü Lorenzo de Medici'nin oğlu olduğunu bildiğini varsayıyoruz; sanatçıları, bilginleri ve gözdelerini himaye eden Leo'nun papalık hazinesini epeyce sıkıntıya soktuğu hakkında da bir fikri vardı herhalde. Müslüman mahpus, 1518 sonbaharında Leo'nun kardinallerinden birinin kuzeyde, Augsburg'da Martin Luther adında birini beyhude yere de olsa, sapkın fikirlerinden vazgeçirmeye çalıştığını muhtemelen duymamıştı.” (Afrikalı Leo - Natalie Zemon Davis)

“Bir süre için en önemli muhatabı X. Leo olmuştu. Görüşmeleri el Vezzan'ı çok etkilemiş ve ürkütmüş olmalıdır; bir zamanlar Sultan Selim'in huzurunda durmuş olan el-Vezzan şimdi de Hıristiyanların manevi hükümdarının karşısındaydı. Papanın zengin ve güçlü Lorenzo de Medici'nin oğlu olduğunu bildiğini varsayıyoruz; sanatçıları, bilginleri ve gözdelerini himaye eden Leo'nun papalık hazinesini epeyce sıkıntıya soktuğu hakkında da bir fikri vardı herhalde. Müslüman mahpus, 1518 sonbaharında Leo'nun kardinallerinden birinin kuzeyde, Augsburg'da Martin Luther adında birini beyhude yere de olsa, sapkın fikirlerinden vazgeçirmeye çalıştığını muhtemelen duymamıştı.”

- Natalie Zemon Davis)

Leo hakkındaki en tartışmalı konulardan birisi Hristiyanlığa geçmesidir.

Prof. Dr. İbrahim Kalın, Leo’nun nihayetinde hürriyetine özlem duyan bir esir olduğunu belirterek süreci şöyle anlatır:

“Daha bir yıl önce dünyanın en güçlü yöneticisinin huzurunda bulunan, Fas Sultanının elçisi olarak Akdeniz’de, Afrika’da, Mağrib’de özgürce dolaşan Hasan el-Vezzan bu esaret hayatından kurtulabilecek miydi? Siyasi entrikalar içinde hayatının bir garantisi var mıydı? Sıradan köle olarak satılıp hayatını bir vassalın çamur ve pislik içindeki çiftliğinde sona erdirmeyeceğinin garantisi var mıydı?

Bu sorular el-Vezzan’ın zihnini meşgul etmiş olsa gerektir. Kendisinin nasıl bir muhasebe ve plan yaptığını bilmiyoruz. Ancak Hıristiyan olması için belli bir baskıyla karşılaştığını da kaynaklar aktarmaktadır. Neticede 6 Ocak 1520 günü Hasan el Vezzan, Vatikan’daki Aziz Peter Meydanı’nda Papa X. Leo tarafından vaftiz edilir ve Papa’nın kendisine verdiği ‘Joannes Leo’ ismini alır. Romalılar onu ‘Afrikalı Giovanni Leo’ olarak tanır. Kendisi ise bu ismin Arapçasını benimser ve kendisine Yuhanna el-Esed (‘Aslan’ Yuhanna) adını verir.” (Ben, Öteki ve Ötesi – İbrahim Kalın)

Bu sorular el-Vezzan’ın zihnini meşgul etmiş olsa gerektir. Kendisinin nasıl bir muhasebe ve plan yaptığını bilmiyoruz. Ancak Hıristiyan olması için belli bir baskıyla karşılaştığını da kaynaklar aktarmaktadır. Neticede 6 Ocak 1520 günü Hasan el Vezzan, Vatikan’daki Aziz Peter Meydanı’nda Papa X. Leo tarafından vaftiz edilir ve Papa’nın kendisine verdiği ‘Joannes Leo’ ismini alır. Romalılar onu ‘Afrikalı Giovanni Leo’ olarak tanır. Kendisi ise bu ismin Arapçasını benimser ve kendisine Yuhanna el-Esed (‘Aslan’ Yuhanna) adını verir.”

min Maalouf ise bu töreni eserinde daha etkileyici ve çıplak bir biçimde tasvir eder:

“Mihrabın karşısında diz çökmüş, uzun, beyaz, yünlü bir giysi içinde, buhur kokusundan başım hafifçe dumanlanmış ve hak edilmemiş bunca onurla sarsılmış olarak bekliyordum. Bu törene katılan herkes Müneccim Kral'ın bir yaz gecesi Cerbe'de bir korsanca tutuklanıp Roma'ya bir köle olarak getirildiğini biliyordu. Benim için söylenen ve bana yapılan her şey öylesine anlamsız, öylesine abartılı ve öylesine soytarılığa varan bir gülünçlükteydi ki! Kötü bir düşün, bir ılgımın kurbanı değil miydim? Her cuma olduğu gibi bugün de Kahire'de ya da Timbuktu'da bir camide değil miydim? Gece gördüğüm kötü bir düşten etkilenmiş olmalıyım, kafam karışmış olmalı! Ben bu kuşkular içindeyken Papa'nın sesi yükseldi. Bu kez bana sesleniyordu.

‘Sen, bizim çok sevgili oğlumuz, Giovanni Leone, Tanrı iradesinin bütün insanlar arasından seçtiği...’

Giovanni Leone! Johannes Leo! Ailemde kimse bu adı taşımamıştı. Tören bittikten sonra, çok sonra bile, bu harfleri, heceleri zihnimden geçiriyor, bir Latince, bir İtalyanca olarak yineliyordum. Leo, Leone. İnsanlar, yabansı bir alışkanlıkla, kendilerini korkutan hayvanların adını alırlar, kendilerine bağlı olan hayvanların adlarını hiç almazlar. İnsanlar kendilerine kurt denmesinden hoşlanırlar da köpek denmesinden hoşlanmazlar. Hasan adını unuttuğum bir gün aynaya baktığımda, kendi kendime, ‘Leo, gözlerinin altında gölgeler belirmiş,’ mi diyeceğim? Yeni adıma alışabilmem için onu Arapçalaştırdım. Johannes Leo, Yahya el-Esed oldu. Roma'da ve Bologna'da yazdığım kitaplarımdaki imza budur.” (Afrikalı Leo - min Maalouf)

Giovanni Leone! Johannes Leo! Ailemde kimse bu adı taşımamıştı. Tören bittikten sonra, çok sonra bile, bu harfleri, heceleri zihnimden geçiriyor, bir Latince, bir İtalyanca olarak yineliyordum. Leo, Leone. İnsanlar, yabansı bir alışkanlıkla, kendilerini korkutan hayvanların adını alırlar, kendilerine bağlı olan hayvanların adlarını hiç almazlar. İnsanlar kendilerine kurt denmesinden hoşlanırlar da köpek denmesinden hoşlanmazlar. Hasan adını unuttuğum bir gün aynaya baktığımda, kendi kendime, ‘Leo, gözlerinin altında gölgeler belirmiş,’ mi diyeceğim? Yeni adıma alışabilmem için onu Arapçalaştırdım. Johannes Leo, Yahya el-Esed oldu. Roma'da ve Bologna'da yazdığım kitaplarımdaki imza budur.”

Afrikalı Leo, esareti boyunca kaleme aldığı metinlerle Frenklerin Müslüman dünyaya olan bakış açısını değiştirmeyi büyük oranda başarmıştı. İslâm hukuku, aile yapısı ve siyasî kurumlar hakkında geniş bir birikime sahip olan Leo, Batılıların Doğu’ya dair fantastik düşlerden uyanıp gerçekleri bilmesi adına önemli çalışmalar yapmıştı.

Afrikalı Leo, esareti boyunca kaleme aldığı metinlerle Frenklerin Müslüman dünyaya olan bakış açısını değiştirmeyi büyük oranda başarmıştı.

İslâm hukuku, aile yapısı ve siyasî kurumlar hakkında geniş bir birikime sahip olan Leo, Batılıların Doğu’ya dair fantastik düşlerden uyanıp gerçekleri bilmesi adına önemli çalışmalar yapmıştı.

Her ne kadar min Maalouf onu toplumlar ve dinler üstü gösterip kimliksizleştirmeye çalışsa da büyük deha Afrikalı Leo, 1550 yılında hürriyetine kavuştuğu anda ülkesine döner ve 1554 (1552?) yılında hayatını kaybeder. Onun kaleme aldığı La Descrittione dell'Africa (Afrika’nın Tasviri / Vasfu İfrikkiye) eseri uzun yıllar Avrupalı aydınlarca başucu kitabı olarak okutulacaktı.

Her ne kadar min Maalouf onu toplumlar ve dinler üstü gösterip kimliksizleştirmeye çalışsa da büyük deha Afrikalı Leo, 1550 yılında hürriyetine kavuştuğu anda ülkesine döner ve 1554 (1552?) yılında hayatını kaybeder. Onun kaleme aldığı

La Descrittione dell'Africa (Afrika’nın Tasviri / Vasfu İfrikkiye)

eseri uzun yıllar Avrupalı aydınlarca başucu kitabı olarak okutulacaktı.