Venedik Film Festivali, 83. edisyonuyla 2 Eylül’de sinemaseverlerle buluşuyor. Festivalin açılışını, Danny Boyle’un İngiliz tabloid basınının Rupert Murdoch’ın medya imparatorluğunun yükselişindeki rolünü ele aldığı “Ink” filmi yapacak. 12 Eylül’e kadar devam edecek festival, yıldızlarla dolu kırmızı halısının yanı sıra savaş, Filistin, göç, iklim değişikliği ve siyasi özgürlükler etrafında şekillenen tartışmalarla dikkat çekiyor.
Yıldızlar Venedik kırmızı halısında
Festivalin açılışında “Ink” filminin başrollerindeki Jack O’Connell, Guy Pearce ve Claire Foy’un kırmızı halıda olması bekleniyor. ABD ve Latin Amerika hakları Netflix tarafından satın alınan film, festivalin ilk gününde izleyici karşısına çıkacak.
Venedik programındaki dikkat çekici yapımlar arasında Robert Pattinson’ın başrolünde olduğu Lance Oppenheim imzalı “Primetime” da bulunuyor. Pattinson’ın “Dateline NBC” muhabiri Chris Hansen’ı canlandırdığı film, ABD’de 25 Eylül’de A24 tarafından vizyona sokulacak. Hansen’in filmin bir ön gösteriminde kendisinden istenen hukuki anlaşmayı imzalamayı reddederek gösterimden ayrıldığı yönündeki açıklamasının ardından A24, talep edilen belgenin yayınlanmamış filmler için uygulanan standart bir gizlilik sözleşmesi olduğunu belirtti.
Festival programında güçlü isimler
3 Eylül’de Martin McDonagh’ın CIA ajanlarını konu alan kara komedisi “Wild Horse Nine” için John Malkovich, Sam Rockwell ve Steve Buscemi’nin Venedik’te olması bekleniyor. Aynı gün Kate Mara, Rooney Mara ve Orlando Bloom, Werner Herzog’un “Bucking Fastard” filminin gösterimi için Lido’da olacak.
5 Eylül’de ise Oasis’in 15 yıl süren ayrılığın ardından yeniden bir araya gelmesini ve dünya turnesini konu alan Disney+ belgeseli “Oasis: Don’t Look Back in Anger”ın galası yapılacak. Liam ve Noel Gallagher da film için kırmızı halıya çıkacak.
8 Eylül’de Penélope Cruz, Javier Bardem, Stephen Graham ve Paul Dano, Florian Zeller’ın “Bunker” filmi için Venedik’e gelecek. Cruz ve Bardem’in evli bir çifti canlandırdığı yapım, “The Father” ile iki Oscar kazanan Zeller’ın yeni filmi olarak festivalin merak edilen yapımları arasında yer alıyor. Aynı gün Alex Gibney’nin Elon Musk’ı konu alan yaklaşık dört saatlik belgeseli “Musk” da gösterilecek.
Filistin tartışması festivale taşındı
Festival direktörü Alberto Barbera, bu yılki seçkiyi son yılların “en politik” programı olarak nitelendirirken, siyasi tartışmalar festival başlamadan önce de gündeme geldi. Ukraynalı yetkililer, Rus muhalif yönetmen Ilya Khrzhanovsky’nin yarışma filmi “DAU”nun Rus devletiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Barbera ise bu iddiayı reddederek filmin Rus yapımı olmadığını ve totaliter rejimleri eleştirdiğini savundu.
Festival yönetimi geçtiğimiz hafta Oscar ödüllü “No Other Land”ın yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor’un yeni belgeseli “NAZA”yı yarışma programına ekledi. Tel Aviv çatılarında gece çekilen film, resmi tanıtımına göre İsrail’in Gazze’de Filistinli sivillerin öldürülmesine yönelik sistemlerini ele alıyor.
Annie Ernaux, Roger Waters, Matteo Garrone ve Isabel Coixet’in de aralarında bulunduğu sanatçılar da geçen hafta festivale Filistin konusunda somut adım atması çağrısında bulunan açık mektuba imza attı. Venice4Palestine kolektifinin girişimiyle hazırlanan mektuba festival yönetiminden herhangi bir açıklama gelmedi.
Festivalin jüri basın toplantısını iptal etmeyi değerlendirdiğinin ortaya çıkması da hafta sonu yeni bir tartışma yarattı. Yönetim, çevrim içi tepkilerin ardından basın toplantısını gerçekleştirme kararı aldı.
Jüri siyasi baskıyla karşı karşıya
Bu yıl ana jüriye Maggie Gyllenhaal başkanlık ediyor. Jüride ayrıca Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, Daniel Blumberg, Francesco Casetti, Xavier Giannoli, Shahrbanoo Sadat ve Johnnie To yer alıyor. Ben Hania’nın geçen yıl Venedik’te gösterilen ve Gazze’de öldürülen beş yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ı konu alan “The Voice of Hind Rajab” filmi Büyük Jüri Ödülü’nü kazanmıştı.
Festivaldeki siyasi tartışmaların, özellikle jüri üyelerinin karşı karşıya kalacağı sorularla birlikte etkinlik boyunca gündemde kalması bekleniyor. Buna rağmen Venedik, ödül sezonu ve uluslararası film dağıtımı açısından sektörün en yakından takip ettiği sonbahar festivallerinden biri olmayı sürdürüyor. Festival yönetimi ise etkinliğin siyasetten bağımsız, sanatçılar arasında diyalog ve tartışmaya açık bir alan olduğunu vurguluyor.