Abone Ol

Yeni Adli Yıl Başlıyor: Kamuoyu Yargıda Köklü Değişim Bekliyor!

Yeni adli yıl, kamuoyunun yakından takip ettiği kritik dava ve soruşturmaların yanı sıra uzun süredir hayata geçirilmesi beklenen yargı reformlarıyla başlıyor. 12. Yargı Paketi kapsamında hedef süreyi aşan dosyaların tek tek incelenmesi, hakimden kaynaklanan gecikmelere yaptırım uygulanması, yıllarca süren boşanma davalarının hızlandırılması ve süresiz nafakanın yeniden düzenlenmesi planlanıyor.

Yeni Adli Yıl Başlıyor: Kamuoyu Yargıda Köklü Değişim Bekliyor!

Yargıda “toplu izin dönemi” olarak bilinen adli tatil bugün sona eriyor.

Yeni adli yıl, Yargıtay’da düzenlenecek törenle başlayacak. Yeni dönemde kamuoyunun yakından takip ettiği çok sayıda davanın görülmesine devam edilirken bazı önemli soruşturmalarda iddianamelerin hazırlanması bekleniyor.

Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin genelgesi doğrultusunda 20 Temmuz’da başlayan adli tatil boyunca nöbetçi mahkemeler, tutuklu sanıkların bulunduğu ve acil nitelik taşıyan davaları ele aldı. Diğer duruşmalara ise yeni adli yıla kadar ara verildi.

KRİTİK DAVALAR EYLÜL’DE BAŞLIYOR

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davanın duruşması 3 Eylül’de yapılacak.

Yeni adli yılda Yargıtayın gündemindeki önemli dosyalardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığına dönmesine ilişkin “mutlak butlan” dosyası olacak.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından ön incelemeye alınan dosya için tetkik hakimi bir rapor hazırlayacak. Raporun heyete sunulmasının ardından dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapılacak.

FETÖ’ye finansman sağladığı gerekçesiyle TMSF’nin kayyum olarak atandığı Maydonoz Döner işletmelerinin Ankara yapılanmasına ilişkin 9 sanıklı dava, 17 Eylül’de devam edecek.

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 2002 yılında öldürülmesine ilişkin 10 sanıklı dava 14 Ekim’de devam edecek.

Gazeteci Uğur Mumcu ile Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı’nın da aralarında bulunduğu isimlere yönelik 22 faili meçhul cinayeti kapsayan Umut Davası’nın duruşması, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Aralık’ta yapılacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılandığı dava 16 Ekim’de görülecek.

Yeni adli yılda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bazı soruşturmalarda iddianamelerin hazırlanması bekleniyor.

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma kapsamında da 19 şüpheli 17 Temmuz’da tutuklanmıştı. Soruşturmaya ilişkin iddianamenin yıl içinde tamamlanması bekleniyor.

YARGIDA REFORM BEKLENTİSİ

Yeni yargı yılının başlamasıyla birlikte, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı ve yargı sistemini hızlandırmayı amaçlayan düzenlemeler yeniden gündeme geldi.

Göreve gelmesinin ardından üzerinde yeniden çalışılması amacıyla geri çekilen 12. Yargı Paketi’nin kapsamı genişletildi. Paketin, özellikle aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar ile uzun süren yargılama süreçlerine çözüm getirmesi bekleniyor.

Yeni düzenlemeyle mahkemelerin iş yükünün azaltılması, davaların daha kısa sürede sonuçlandırılması ve vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Aile hukukuna ilişkin davalarda yaşanan gecikmelerin önlenmesi ve yargılama sürelerinin makul seviyelere çekilmesi, paketin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.

ALO ADALET SİSTEMİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Yargının Etkinliği Bürosu bünyesinde “Alo Adalet” sisteminin hayata geçirileceğini açıkladı. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar, devam eden dava dosyalarının hangi aşamada bulunduğu hakkında bilgi alabilecek.

Uygulamaya ilişkin ayrıntıları paylaşan Bakan Gürlek, özellikle uzun süren davalarda vatandaşların karşılarında doğrudan bir muhatap bulmalarının hedeflendiğini belirtti.

Gürlek, aile mahkemesinde nafaka davası açan bir vatandaşın sekizinci ayda “Davam neden hâlâ sonuçlanmadı?” diyerek Alo Adalet’i arayabileceğini söyledi.

Davanın makul süre içinde devam etmesi halinde vatandaşa yargılamanın sürdüğü bilgisinin verileceğini belirten Gürlek, makul sürenin aşılması durumunda ise dosyanın hangi aşamada bulunduğunun açıklanacağını ifade etti.

GECİKEN DOSYALAR TEK TEK İNCELENECEK

Bakan Gürlek, yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla hazırlanan yeni düzenlemeleri açıkladı. Davaların belirlenen hedef süreleri aşması durumunda gecikmenin nedeninin Yargının Etkinliği Bürosu tarafından inceleneceğini belirten Gürlek, sorumluluğun hakimden kaynaklanması halinde yaptırım uygulanacağını söyledi.

Bakan Gürlek, hakimlerin büyük bölümünün dosyalar üzerinde özveriyle çalıştığını ancak bazı durumlarda karar süreçlerinin gereksiz yere uzatılabildiğini söyledi.

Her dava türünün ne kadar sürede sonuçlandırılması gerektiğinin önceden belirlendiğini vurgulayan Gürlek, “Bazen hâkim arkadaşlarımız dosyayı savsaklayabiliyor. Süresinde karar vermesi gerekirken bu süreyi uzatabiliyor. Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı bizde belli.” dedi.

Yeni dönemde Yargının Etkinliği Bürosu, hedef süresi aşılan dava dosyalarını tek tek takip edecek. Gecikmenin yargı sistemindeki yapısal sorunlardan kaynaklandığının belirlenmesi hâlinde gerekli yasal düzenlemeler yapılacak.

Gecikmenin hakimden kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda ise ilgili hakim hakkında yaptırım uygulanacak.

BOŞANMA DAVALARI YILLARCA SÜRMEYECEK

Bakan Gürlek, yıllarca devam edebilen boşanma davalarının hızlandırılması amacıyla da 12. Yargı Paketi kapsamında yeni bir model üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Mevcut sistemde boşanma davalarının ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay süreçleriyle birlikte uzun yıllar sürebildiğini belirten Gürlek, bu durumun tarafların yeni bir hayat kurmasını engellediğine dikkat çekti.

Gürlek, “Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor, ardından bölge adliye mahkemesine ve Yargıtaya gidiyor. Bu süreçte kişi kendisine yeni bir hayat kuramıyor. Sorunları yerinde takip ediyoruz. Kira ve boşanma davaları uzun sürüyor. 12. Yargı Paketi kapsamında çalışmalarımız var.” dedi.

Üzerinde çalışılan yeni formüle göre hakim, taraflar arasındaki evlilik birliğinin devam edemeyeceğine kanaat getirdiğinde doğrudan boşanma kararı verebilecek.

Boşanma kararı kısa sürede kesinleşirken kusur tespiti, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi uyuşmazlıkların ayrı dosyalar üzerinden görülmeye devam etmesi planlanıyor.

Çekişmeli boşanma davalarında yaşanan uzun süreli mağduriyetlerin azaltılması amacıyla arabuluculuk sisteminin de sürece dâhil edilmesi değerlendiriliyor.

Yeni modelle tarafların medeni durumlarına ilişkin kararın diğer uyuşmazlıklar beklenmeden verilmesi ve boşanma süreçlerinin daha kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.

UZUN ZAMANDIR BEKLENİYOR: SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, uzun süredir kamuoyunun gündeminde bulunan süresiz nafakaya ilişkin düzenleme çalışmalarının da devam ettiğini açıkladı.

Çalışma kapsamında geniş katılımlı toplantılar düzenlendiğini belirten Gürlek, kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece dahil edileceğini söyledi.

Hazırlanacak düzenlemenin hem kadınların hem de erkeklerin haklarını korumasının amaçlandığını ifade eden Gürlek, mevcut sistemin tarafların yeni bir hayat kurmasının önünde çeşitli sorunlar oluşturabildiğini belirtti.

Gürlek, “Bu süreçte kadın sigortalı bir işe giremiyor, erkek de hayat kuramıyor. Konuyu geniş kapsamlı olarak çalışıyoruz. Kadın derneklerinin de görüşü alınmalı.” dedi.

Düzenlemenin henüz son şeklini almadığını vurgulayan Bakan Gürlek, farklı seçenekler üzerinde değerlendirmelerin sürdüğünü ve görüş alışverişinde bulunulan başlıkların bulunduğunu kaydetti.

Çalışmanın tamamlanmasının ardından süresiz nafakanın kapsamı, süresi ve uygulanma şartlarına ilişkin ayrıntıların kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

TUTUKLAMA KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK BEKLENTİSİ

Yeni adli yılda kamuoyunun hayata geçirilmesini beklediği düzenlemelerden biri de tutuklama tedbirinin uygulanma koşullarının yeniden ele alınması.

Tutuklamanın bir ceza değil, yargılama sürecinde başvurulan istisnai bir koruma tedbiri olduğu vurgulanırken şüpheli veya sanıklar hakkında doğrudan tutuklama kararı verilmesi yerine adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü gibi alternatiflerin daha etkin kullanılması talep ediliyor.

Özellikle delillerin büyük ölçüde toplandığı, kaçma veya delilleri karartma şüphesinin bulunmadığı dosyalarda tutuklama kararına başvurulmaması gerektiği ifade ediliyor. Mahkemelerin tutuklama kararlarında somut gerekçeler göstermesi, tedbirin ölçülü olması ve belirli aralıklarla etkili biçimde incelenmesi de öne çıkan beklentiler arasında bulunuyor.

Uzun süren tutuklulukların kişiler ve aileleri üzerinde telafisi güç sonuçlar oluşturduğuna dikkat çekilirken kamuoyu, “önce tutuklama, sonra yargılama” şeklinde eleştirilen uygulamaların sona ermesini istiyor.