Abone Ol

Ankara Üniversitesinde “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı buluşma düzenlendi

Yükseköğretim Kurulu koordinasyonundaki Bilim Kafe programları kapsamında Ankara Üniversitesinde “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı buluşma düzenlendi. Buluşmada Gazze’de eğitim ve bilim üretmenin zorlukları, Filistinli öğrencilerin deneyimleri ve yükseköğretimin toplumsal hafızadaki rolü ele alındı.

Ankara Üniversitesinde “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı buluşma düzenlendi

Ankara Üniversitesi Beşevler Yerleşkesi 100. Yıl Salonu’nda gerçekleştirilen programa Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar video konferans yöntemiyle katılırken, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Uzun, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli de etkinlikte yer aldı.

Savaşa rağmen eğitimlerinden vazgeçmediler

Programda video mesajları yayınlanan Filistinli öğrenciler, savaşın gölgesinde sürdürdükleri eğitim mücadelelerini anlattı.

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Maryam Alshanti, savaş şartlarının eğitim hayatını zorlaştırdığını belirterek, buna rağmen öğreniminden vazgeçmediğini ifade etti.

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi yüksek lisans öğrencisi Ahmet Al Sahhar, savaş sırasında üniversitesinin yıkıldığını, ulaşım ve iletişim imkânlarının büyük ölçüde ortadan kalktığını anlatarak, tüm zorluklara rağmen eğitimini tamamladığını söyledi.

“Üniversitelinin hayali, geleceğe duyulan inancın ifadesidir”

Programa çevrim içi olarak katılan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünüvar, Gazze’de yaşananların yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını vurguladı.

Üniversitelerin insanlığın hafızasını ve geleceğini temsil ettiğini belirten Ünüvar, “Bir üniversitenin yıkılması yalnızca betonun ve taşın yıkılması değildir. Üniversiteler insanlığın hafızasını ve geleceğini taşırlar. Bir öğrencinin üniversite kapısından içeri girerken kurduğu hayal, aslında geleceğe duyulan inancın ifadesidir.” dedi.

Filistinli öğrencilere seslenen Ünüvar, Ankara Üniversitesinin tüm öğrencileri için ortak bir yuva olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Ankara Üniversitesinde yalnız değilsiniz. Sizler bu üniversitenin misafiri değil öğrencilerisiniz. Bu kampüs sizin de kampüsünüz, bu kütüphane sizin de kütüphanenizdir. Bu üniversitenin geleceğinde sizin de emeğiniz, sözünüz ve yeriniz vardır.”

Filistinli öğrencilerin gelecekte ülkelerinin yeniden inşasında önemli görevler üstleneceğine inandığını ifade eden Ünüvar, Dünya Barış Günü’nün anlamına da değinerek, “Barış; bir öğrencinin üniversitesine giderken geleceğini düşünmesidir. Bir gencin savaşın ne zaman biteceğini değil, hangi üniversitede okuyacağını düşünebilmesidir. Çünkü gerçek barış, insana yeniden gelecek zaman kazandırır.” değerlendirmesinde bulundu.

Üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayan Ünüvar, bilim ve eğitimin aynı zamanda insanlığın ortak vicdanını canlı tutma sorumluluğu taşıdığını belirtti.

“Bugün Gazze’yi konuşmak sadece Gazze’yi konuşmak değildir, insanlığın nasıl bir dünya istediğini konuşmaktır. Üniversitelerin sınırları olabilir, ancak bilimin sınırı yoktur.” diyen Ünüvar, üniversitelerin farklı kültürleri ve toplumları ortak değerler etrafında buluşturduğunu söyledi.

“İnsanlık en zor zamanlarda bile yeniden öğrenir ve ayağa kalkar”

Gazze’de yeniden üniversitelerin yükseleceğine olan inancını dile getiren Ünüvar, “Bir üniversiteyi yıkmak kolay olabilir ama insanın öğrenme arzusunu, bilme merakını ve geleceğe dair umudunu yıkmak mümkün değildir. Çünkü insanlık en zor zamanlarda bile yeniden öğrenir, yeniden düşünür, yeniden üretir ve yeniden ayağa kalkar.” ifadelerini kullandı.

Ünüvar, Ankara Üniversitesinin bilimin, eğitimin, insan onurunun ve barışın yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

Filistinli öğrenciler eğitim yolculuklarını anlattı

Konuşmaların ardından gerçekleştirilen panel oturumunun moderatörlüğünü Ankara Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğrencisi Yiğit Hüseyin İşlek yaptı.

Panelde söz alan Filistinli İletişim Fakültesi öğrencisi Maryam W.D. Abusultan, etkinliğin kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, “Bu tarz etkinlikler Filistin’de dayanışmayı gösteriyor. Ankara Üniversitesi'ne teşekkür ederim. Savaşlar olmasın, kimse ağlamasın, hep barış olsun.” dedi.

Bilgisayar Mühendisliği doktora öğrencisi Areej Al-Madhoun ise Türkiye’nin sağladığı eğitim imkânları sayesinde akademik çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Bugün Dünya Barış Günü. İnşallah ailemin ve Gazze'deki insanların hayatı daha iyi olacak. Savaş bitecek inşallah. Ve herkes tekrar okula ve üniversitelere gidecek.” ifadelerini kullandı.

“Üniversite, binalardan önce bir ruhtur”

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Uzun da programda yaptığı değerlendirmede, üniversitelerin yalnızca fiziki yapılardan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Bugünkü program, üniversitelerin insanlığın ortak meseleleri karşısında nerede durması gerektiğine dair önemli bir arayıştır. Filistinli kardeşlerimizle güçlü bir dayanışma içinde olduğumuzu göstermesi açısından da anlamlıdır.” dedi.

“Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı buluşmada, katılımcılara sertifika ve hediyeler takdim edildi. (İLKHA)