Abone Ol

Kabus gibi.. Yılanlar evlere yaklaşıyor!

Mısır’da aşırı sıcaklarla birlikte yılan ve akrep sokması vakaları arttı. Aralarında 12 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu beş kişi hastaneye kaldırılırken uzmanlar, doğal dengenin bozulmasının zehirli sürüngenleri yerleşim alanlarına yönelttiğini belirtti.

Kabus gibi.. Yılanlar evlere yaklaşıyor!

Yüksek sıcaklıklarla birlikte Mısır’ın çeşitli bölgelerinde yılan ve akrep sokması vakaları yeniden artmaya başladı. Özellikle kırsal ve tarımsal alanlar ile yerleşim yerlerinin çevresinde sürüngenlerin daha aktif olabileceği uyarısı yapıldı.

Mısır’ın güneyindeki Yeni Vadi bölgesinde aralarında 12 yaşında bir çocuğun da bulunduğu beş kişi, farklı olaylarda akrep ve “tarîşa” adı verilen boynuzlu engerek yılanı tarafından sokuldu. Yaralılar, tedavi için çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Bu yaz Mısır’ın farklı bölgelerinde meydana gelen zehirli yılan sokmaları bazı kişilerin ölümüne de yol açtı. Haziran ayının sonlarında tarım arazilerinde kobra tarafından sokulan bir çocuk ile bir kadın, farklı olaylarda hayatını kaybetti.

Vakalar özellikle kırsal kesimde yaşayanlar arasında endişeye neden olurken riskli bölgelerde önlemlerin artırılması, sokma vakalarına hızla müdahale edilmesi ve sağlık kuruluşlarında gerekli panzehirlerin bulundurulması istendi.

Yılanlar neden daha fazla görülüyor?

Uzmanlara göre Mısır’da yaklaşık 36 yılan türü bulunuyor ve bunlardan dokuzu zehirli. Dikkat edilmesi gereken türlerin başında bilimsel adı “Naja haje” olan Mısır kobrası geliyor.

Mısır kobrasının ağırlıklı olarak Feyyum’dan başlayarak Nil Vadisi ve Nil Deltası boyunca, batıda ise İskenderiye’ye kadar uzanan bölgelerde görüldüğü belirtiliyor. Bu türün Sina Yarımadası’nda ve Süveyş Kanalı çevresindeki bölgelerin büyük bölümünde bulunmadığı ifade ediliyor.

Yılanların daha sık görülmesi yalnızca sıcaklıkların yükselmesiyle açıklanmıyor. Çevresel değişiklikler ve doğal dengenin bozulması da sürüngenlerin yerleşim alanlarına yaklaşmasında etkili oluyor.

Benzer bir durumun 2018 yılında da yaşandığı, o dönemde köyler, kırsal alanlar ve tarım arazilerine yakın kentlerde görülen yılan sayısında artış kaydedildiği belirtiliyor.

Yılanların doğal avcıları arasında bulunan firavun fareleri, baykuşlar ve şahinlerin sayısındaki azalmanın ekolojik dengeyi bozarak yılanların yayılmasını ve çoğalmasını kolaylaştırabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, yılanların mutlaka su aramadığını, daha çok uygun nem oranına sahip ortamları tercih ettiğini belirtiyor. Kobralar su yılanı olmamasına rağmen yüzebiliyor.

Yılanlar, yılda üç veya dört kez gerçekleşen deri değiştirme dönemlerinde belirli miktarda neme ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle yer altındaki oyuklar, kayalıkların arası ve ağaç köklerinin yakınları gibi uygun koşullara sahip alanlarda barınıyor.

İklim koşullarındaki değişim, yağışların azalması ve yer altı su seviyesinin düşmesi, yılanların yuvalarındaki nem oranını azaltabiliyor. Bu durum, sürüngenlerin daha uygun ortamlar bulmak amacıyla insan faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelere yaklaşmasına neden olabiliyor.

Yılanlar ne zaman daha aktif?

Yılanların hareketliliği büyük ölçüde iklim koşulları ve yaşam döngüleriyle bağlantılı. Özellikle haziran ve temmuz aylarında birçok türün daha aktif olduğu belirtiliyor.

Sıcaklık, nem, besin ve barınma koşullarındaki değişiklikler, yılanların bulundukları alanlardan ayrılarak kendileri için daha uygun bölgelere yönelmesine yol açabiliyor.

Uzmanlar, yılan görüldüğünde yaklaşılmaması, kovalanmaması veya müdahale edilmeye çalışılmaması gerektiğini vurguluyor. Yakın mesafede bir yılanla karşılaşılması durumunda ani hareketlerden kaçınılması öneriliyor.

Savunma pozisyonundaki bir yılan veya kobrayla karşılaşıldığında sakin kalınması, hayvanın kışkırtılmaması ve yavaşça ters yöne doğru uzaklaşılması gerekiyor. Ardından yılanın bulunduğu yerden güvenli şekilde alınması için yetkili birimlere haber verilmesi tavsiye ediliyor.