Abone Ol

Vahdettin İnce: Bu Ülkede İslam Düşmanları Var

Araştırmacı yazar Vahdettin İnce, tarikatlar ve cemaatler üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Vahdettin İnce: Bu Ülkede İslam Düşmanları Var

 Bazı çevrelerin dini yapılara yönelik eleştirileri İslam'ın toplumsal etkisini azaltmak amacıyla kullandığını savunan İnce, dini kurumların karşılaştığı sorunların genelleştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Araştırmacı yazar Vahdettin İnce, İLKHA'ya yaptığı açıklamada Türkiye'deki tarikat ve cemaat tartışmalarını tarihsel, kültürel ve toplumsal yönleriyle değerlendirdi.

İslam medeniyetinin tarih boyunca farklı dini ve sosyal kurumlar oluşturduğunu belirten İnce, bu yapıların toplumun ahlaki, kültürel ve manevi hayatında önemli görevler üstlendiğini ifade etti.

İnce, bazı dini yapılarda yaşanan olumsuz olayların bütün İslami kurumları hedef alan bir eleştiriye dönüştürüldüğünü ileri sürdü.

"Batı'nın Etkisi Dini Kurumları da Hedef Aldı"

Batı medeniyetinin İslam coğrafyasındaki siyasi ve kültürel etkisine değinen İnce, bu dönüşümün geleneksel dini kurumları da etkilediğini söyledi.

İslam medeniyetinin tarihsel hâkimiyetinin sona ermesinin ardından Batı merkezli anlayışların güç kazandığını savunan İnce, tekke, zaviye ve tarikatların kurumsal faaliyetlerinin sınırlandırılmasının bu süreçle bağlantılı olduğunu öne sürdü.

Dini yapıların resmî statülerini kaybetmelerine rağmen toplum içerisindeki varlıklarını sürdürdüklerini belirten İnce, bu durumun İslam'ın toplumsal ve kültürel kökleriyle ilişkili olduğunu dile getirdi.

"Sahte Yapılar Üzerinden Bütün Tarikatlar Suçlanıyor"

Bazı dini oluşumlarda yaşanan olumsuzlukların geleneksel tarikatların tamamına mal edildiğini savunan İnce, bireysel hatalarla kurumların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

İnce, bazı yapıların toplum nezdinde tarikat ve cemaatlere duyulan güveni zedelediğini belirterek, bu olayların bütün dini kurumları aynı şekilde değerlendirmek için gerekçe oluşturamayacağını ifade etti.

Bu tür yapıların bilinçli olarak ortaya çıkarıldığı yönündeki görüşlerini de paylaşan İnce, dini kurumların eleştirilmesinde adaletli ve objektif bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi.

28 Şubat Sürecini Hatırlattı

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinden örnekler veren İnce, 28 Şubat döneminde tarikat ve cemaatler üzerinden yürütülen tartışmaların eğitim politikalarına da yansıdığını ifade etti.

O dönemde imam hatip okullarının orta bölümlerinin kapatılmasını ve üniversiteye girişte uygulanan katsayı düzenlemesini hatırlatan İnce, bu kararların dini eğitim alanında önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.

İnce, dini yapılar hakkındaki olumsuz örneklerin zaman zaman daha geniş kapsamlı siyasi ve toplumsal tartışmalara gerekçe yapıldığını savundu.

"Bu Ülkede Yeminli İslam Düşmanları Var"

Açıklamalarında İslami kurumlara yönelik eleştirilerin niteliğine de değinen İnce, bazı çevrelerin dini yapılarla ilgili her olumsuz gelişmeyi İslam'ın tamamına yöneltilmiş bir tartışmaya dönüştürdüğünü ileri sürdü.

İnce, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

"Bu ülkede yeminli İslam düşmanları var. Her fırsatta, her meseleyi İslam'ın aleyhine kullanmak gibi bir dertleri var."

Müslüman bireylerin ve dini kurumların da hata yapabileceğini belirten İnce, bu hataların tüm cemaat ve tarikatlara mal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Suçun şahsiliği ilkesine dikkat çeken İnce, herhangi bir kişi veya kurumla ilgili iddiaların somut olay çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Amaç İslam'ın Toplumdaki Etkisini Azaltmak"

İslam'ın yalnızca ibadet hayatıyla sınırlı olmadığını ifade eden İnce, dinin toplumsal adalet, ahlak, özgürlük ve dayanışma gibi alanlarda da etkili olduğunu belirtti.

İnce, bazı çevrelerin İslami kurumları zayıflatarak dinin toplumsal hayattaki etkisini azaltmaya çalıştığını iddia etti.

Bu yaklaşımın yalnızca belirli tarikatları değil, dini değerleri benimseyen daha geniş toplumsal kesimleri de etkilediğini savundu.

"Dini Yapılar Objektif Şekilde Değerlendirilmeli"

Açıklamasının sonunda toplumsal tartışmalarda sağduyulu olunması gerektiğini vurgulayan İnce, dini kurumlara yönelik eleştirilerin somut bilgi ve olaylar üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti.

Herhangi bir kişi ya da kurum hakkındaki suçlamaların araştırılmadan kabul edilmemesi gerektiğini söyleyen İnce, Müslümanların da kendi içlerindeki yanlışları görmezden gelmemesi gerektiğini belirtti.

İslam'ın toplumsal hayattaki etkisinin devam edeceğini savunan İnce, dini değerlere yönelik tartışmalar karşısında dikkatli ve hazırlıklı olunması çağrısında bulundu.

Kaynak: İLKHA'ya verilen açıklamalardan derlenmiştir.