Abone Ol

Gülistan Doku soruşturmasında jandarma komutan yardımcısı ile eşi tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 5 zanlıdan 2'si tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla, 2'si savcılıktan serbest bırakıldı.

Gülistan Doku soruşturmasında jandarma komutan yardımcısı ile eşi tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 5. dalga operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheliden 5'inin daha işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından 2 şüpheli serbest bırakıldı. Tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 3 zanlıdan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ve eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca Başsavcılık, verilen adli kontrol kararına itiraz etti.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 32'ye yükseldi.

Ayrıca önceki dalgada adli kontrolle serbest bırakılan R.K'nin yeniden ifadesi alındı.

Son operasyonda gözaltına alınanlardan dalgıç polis Gürkan Gürdal ile Perihan Benzer tutuklanmış, dalgıç polisler A.K. ve V.İ'nin aralarında bulunduğu 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Operasyonda, Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman, polis dalgıçları Gürkan Gürdal, A.K. ve V.İ, soruşturma kapsamında önceden tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö'nün çocukları D.Ö, S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan Perihan Benzer gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere isnat edilen suçlar

Soruşturma kapsamında Kahraman çifti "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme" suçlarından, Gürkan Gürdal "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve Perihan Benzer ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme", "nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlarından tutuklandı.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan V.İ. ve A.K'ye "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından, D.Ö. ve S.Ö. hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" ve "nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme" suçları isnat ediliyor.

Savcılık sonrası serbest bırakılan S.Ö. ile N.M.Ö. ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından gözaltına alındı.

Tutuklanan jandarma komutan yardımcısının ifadesine ulaşıldı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum'da tutuklanan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı emekli albay Ali Kahraman, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile Tunceli'de tanıştıklarını belirterek, Sonel'in gözaltına alındığı tarihe kadar ara ara iletişimlerinin devam ettiğini, çok samimi bir iletişim ve irtibatlarının olmadığını öne sürdü.

Tunceli'de Temmuz 2017-Temmuz 2019 döneminde İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Kahraman, Tunceli'deki kalekollardaki kameralarla ilgili soru üzerine şunları söyledi:

“Tunceli'den çıktığımızda Elazığ istikametindeki Elmalık Karakolu'na gidinceye kadar hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde tam hatırlamamakla birlikte 176 kamera sistemi vardı. Bu kameralar zumlama özelliğine sahipti. Ben oradayken bu kameraların hepsi faaldi, sorunsuz çalışıyordu. Tüm kameralar İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezi'ndeki kamera odasından 24 saat nöbet esasına dayalı Asayiş Şube Müdürlüğü sorumluluğunda izlenebiliyordu, kendi veri tabanında arşivleniyordu. Sarı Saltuk Viyadüğü de hiçbir ölü noktanın olmadığı bu güzergah üzerindeydi. Ben Temmuz 2019'da ayrılana kadar bu kameraların faal halde çalıştığını biliyorum.”

“Yanılmış olabilirim”

Sarı Saltuk Viyadüğü'nün Tunceli ve Elazığ istikametlerinde kamera görüntüsünün olmadığı ve Doku'nun görüntüsüne ulaşılamadığı tespitine ilişkin soru üzerine Kahraman, "Bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim. Biz brifinglerimizde ölü bölge olmayacak şekilde kameralarımızı yerleştirdik diye söylüyorduk. Şu an ben de benim zamanımda da orada kamera olup olmadığına dair emin olamadım. Jandarma bölgesinin başlangıcı üniversite kavşağından sonra başlamaktadır. Dolayısıyla Sarı Saltuk Viyadüğü polis bölgesinde kalmaktadır. Benim fikrime göre de sizin söylediğiniz Sarı Saltuk Viyadüğü'nde de kesin kamera olması gerekmektedir. Burası şehrin tek giriş yeridir." dedi.

Kahraman, 2 Ocak 2020'de eşi Burçin Hızlı Kahraman ve kızlarıyla eşi adına tahsisli araçla Tunceli'ye geldiklerini, ziyaretlerde bulunduklarını, 4 Ocak'ta bir tanıdıklarına kahvaltıya gittiklerini ifade etti.

Gülistan Doku'nun kaybolduğu günün sabahında Bayraktepe İl Jandarma Komutanlığı'nda kahvaltıya katıldıklarını anlatan Kahraman, saat 12.55'te Pertek Vapur İskelesi'ne vararak kentten ayrıldıklarını belirtti.

Gaziantep'te görevli olmasına rağmen Tunceli'deki kule bilgilerini Sonel'e göndermesi

Tuncay Sonel'e "yaşam alanlı kule bilgileri" başlıklı excel görüntüsü gönderdiğinin belirtilmesi üzerine Kahraman, "Tuncay Sonel, 'Şu an valilikte toplantıdayız, çok acil kule bilgilerine ihtiyacımız var' diyerek bana mesaj gönderdi. Ben de aynı mesajı olduğu gibi ilgili arkadaşa aktardım. O bana cevap verince ben de yine mesajı olduğu gibi Tuncay Sonel'e ilettim." dedi.

Mesajlaşma tarihinin 4 Ocak 2020 olması, o tarihte Tunceli'de bulunması ve Gaziantep'te çalıştığının hatırlatılması üzerine Kahraman, şu şekilde cevap verdi:

“4 Ocak'ta Tunceli'de olmam hasebiyle Tuncay Sonel orada olmamdan dolayı 'Şu an valilikte toplantıdayız, çok acil kule bilgilerine ihtiyacımız var' diye söyledi. Ben de ilgilisini arayarak fotoğrafları istedim. Geldiği gibi de Tuncay Sonel'e gönderdim.”

“Gülistan Doku'yu arabamıza almadık”

Gülistan'ın kaybolduğu 5 Ocak 2020'de saat 12.25 sıralarında yolculuk yaptıkları aracın Sarı Saltuk Viyadüğü üzerindeki kamera görüntülerine yansıması, yol güzergahındaki kameralarda araçlarıyla tespit edilmeleri ve eşinin saat 12.27'de ve devamında Handan Sonel ile görüşmeleri sorulan Kahraman, şöyle devam etti:

“12.27'de eşim, Handan Sonel'i teşekkür etmek ve Tunceli'den ayrılıyoruz diye bilgi vermek için aradı ama telefon açılmadı. Ben, eşim ve kızlarım hiçbir yerde durmayarak yoldan hiç kimseyi almayarak, yolda hiç kimseyi görmeden, 12.55'te Pertek Vapur İskelesi'ne vardık. Daha sonra Handan Hanım telefonla döndüğünde Burçin kendisine teşekkür ederek Tunceli'den ayrıldığını bildirdi. Daha sonraki konuşmalarında da kadın dedikoduları yaptılar, kadınları çekiştirerek bir şeyler söylüyorlardı. Kendi özel işleri ve Tunceli ziyaretinde yaşadıkları ile ilgili konuşuyorlardı. Sizin düşündüğünüz gibi Gülistan Doku ile ilgili asla bir şey konuşulmadı. Tamamen kadınların dedikodusu şeklinde görüşme oldu. Biz Gülistan Doku'yu arabamıza almadık, böyle bir eyleme asla katılmayız.”

Kahraman'a savcılıktaki ifadesi sırasında, "Gülistan'ın kaybolduğu saat aralığındaki araç geçişlerine göre 200'ü aşkın kişinin 15-20 gün içerisinde ifadelerinin alınması ve araçlarının tespit edilmesine rağmen kendilerinin içinde bulundukları aracın soruşturma dışı bırakılarak tespit edilmediği ve ifadelerinin alınmadığı ayrıca Tunceli'de görev yaptığı dönemde en yüksek sıralı amirleri olduğu güvenlik korucularıyla görevinden kaynaklanan ilişkisi ve üzerlerindeki söz sahibi konumuna ilişkin tespitlerle" ilgili soru yöneltildi.

Ali Kahraman, bu soru üzerine şunları kaydetti

“Tunceli'ye geldiğimizde Tuncay Sonel ve eşiyle görüştük. Şükrü (Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu) ile görüşmem tamamen öğretmenevi rezervasyonu ve öğretmenevinde yaşadığım sıkıntıdan dolayı olması, Tuncay Sonel ve eşiyle görüşmelerimizde de dönemin valisi ve dönemin vali eşi olması, bizi kafeye yemeğe davet etmelerinden, insani yemek daveti dışında bir şey asla yoktur. Koruculara benim görev yaptığım dönemde TEM şubeye bağlı çalışan kahraman koruculardı ama ne valinin benim üzerimde tahakküm kuracağı, yanlış işler yaptıracağı ne de benim korucular üzerinde tahakküm kuracağım veya yanlış işler yaptıracağım işler asla söz konusu olamaz. Tuncay Sonel'in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum çünkü öyle bir karakteri vardı, herkesi ikna edebilme, manipüle etme, algı yönetme hususlarında mahirdi.”

Gülistan Doku'nun kameraların görüş açısı dışında aracıyla alındığı iddiaları üzerine Kahraman, "Jandarma teşkilatına 33 yıldır şan ve şerefle görev yapmış bir jandarma subayı olarak böyle bir şeyi asla yapmam. Benim de 3 kız evladım var. Böyle bir şey yapmak isteyenlerin de Allah belasını versin. Ben de bu olayların aydınlatılarak gerçeklerin ortaya çıkmasını, şerefsizlerin ceza almasını en az sizler kadar istiyorum." dedi.

Tuncay Sonel'in Gülistan Doku'nun sinyal bilgilerinin takibine ilişkin kendisinden herhangi bir talepte bulunup bulunmadığı ve Sonel'in yeni SIM kartı Gökhan Ertok'a gönderme gerekçesi olarak ileri sürdüğü "sinyal tespiti yaptırmak istedim" yönündeki iddiasına ilişkin diyecekleri sorulan Kahraman, "Tuncay Sonel, Gülistan Doku olayıyla ilgili benimle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir, bu konuyla ilgili herhangi bir talebi olmamıştır. Valilik makamına gelmiş birinin sinyal bilgilerinin istendiğinde yereldeki kolluk birimleri vasıtasıyla çok kısa süre içerisinde alınabileceğini bilmemesi mümkün değildir. Tuncay Sonel ile birlikte görev yaptığımız süre zarfında edindiğim, gördüğüm bilgilere göre de kendisi kafası çalışan ve mevzuata da hakim biriydi. Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum." ifadelerini kullandı.

Eşi Burçin Hızlı Kahraman'ın savcılıktaki ifadesinde "Tatilin ardından Tuncay Sonel ve ailesiyle olan ilişkisini asgariye indirdiğini ve 2025 ortalarından bu yana görüşmediğini" beyan ettiği hatırlatılarak, Tuncay Sonel ve ailesiyle irtibatını sürdürüp sürdürmediği sorulan Ali Kahraman, "Eşimin de dediği gibi bu kısa tatil zarfında Tuncay Sonel'in menfaatçi, eşinin kaprisli biri olarak tanıma fırsatını çok daha iyi bulduk. Görüşmelerimizi en aza indirdik. Ordu'ya tayin olduklarında bizi davet ettiler asla gitmedik." şeklinde savunma yaptı.

Gaziantep'teki görevinin ardından Ankara'ya tayininin çıktığını, Ankara'da görev yaptığı birlikte sosyal tesislerden sorumlu komutan olduğunu ve 30 Ağustos 2026'da emekliye ayrıldığını anlatan Kahraman, "(Tuncay Sonel) Ankara'ya kızağa çekildikten sonra yine menfaati için, üç kuruş için beni arayıp berber, kuaför hizmeti istedi ve ben de uzman çavuşun numarasını Tuncay Sonel'e vererek irtibatı en az seviyeye indirdim. 2026 yılında çok az görüşmüşümdür." dedi.

“Valinin oğlu silah taşırdı”

Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilgili soru üzerine Kahraman, "Babasının nüfuzunu her ortamda kullandığını duydum. Kendisi okula koruma pantolonu ve diğer zamanlarda koruma personellerinin yanında koruma kıyafetiyle dolaşırdı. Dolaşırken silah da taşırdı ancak taşıdığı silahın gerçek olup olmadığını bilmiyorum." diye konuştu.

Tutuklanan jandarma komutan yardımcısının eşinin ifadesine ulaşıldı

Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman'ın eşi Burçin Hızlı Kahraman, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, bir bankada müdür olarak çalıştığını, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel ile Tunceli'ye taşındıktan sonra tanıştıklarını, Handan Sonel'in öğretmen olduğunu ve maaşını çalıştığı bankadan aldığını söyledi.

Sonel çiftinin çocukları Hanzade ve Mustafa Türkay'ı tanıdığını anlatan Kahraman, "Hanzade ile daha yakın bir ilişkimiz vardır. Mustafa Türkay'ı en fazla iki üç kez görmüşümdür. İşimle alakalı valilik binasına gittiğim zamanlarda iki kez Mustafa Türkay'ı valilik korumalarının yanında, valilik kapısının önünde aynı koruma kıyafetleriyle gördüm hatta daha sonra eşime 'bu çocuk böyle giymiş ama bu normal mi?' diye sormuştum. O da bana 'Normal değil ama daha çocuk, özeniyor herhalde' diye cevap vermişti." ifadelerini kullandı.

Tuncay Sonel'in gözaltına alındığı gün Handan Sonel ile iletişimlerinin tespiti sorulan Kahraman, şunları kaydetti:

“O gün bana Handan Sonel WhatsApp üzerinden 'Burçin Hanım' diye mesaj atmış. Ben bunu sonrasında fark ettim. Bu cümlenin devamı da gelmeyince bana ilk gördüğümde mesaj değişik geldi. Ben de kendisine 'Nasılsınız' diye cevap verdim ancak bana geri dönüş olmadı. O tarihlerde yanlış hatırlamıyorsam Gülistan Doku ile ilgili operasyonlar başlamıştı. O yüzden telefonun Handan Sonel'in elinde olmadığını, başkaları tarafından bu mesajın yazıldığını düşündüm. Bu durum bana şüpheli geldi. Bu sebeple sizinle paylaşmak istedim. Bu mesajın yazılma anına kadar yanlış hatırlamıyorsam 2025 yılından beri gerek sosyal medya kanalları üzerinden gerekse telefon hatları üzerinden olsun kendisiyle iletişimim yoktu.”

“Haberleri görür görmez aile ile irtibatımı koparma kararı verdim”

Kahraman, "Valinin oğlu cinayet işlemiş haberini haberlerde gördükten sonra bu olayın olabileceğini düşündüm. Adalete olan inancım yüzünden bu haberin bu şekilde boşuna çıkmayacağını düşündüm. Hiç de merak edip ortak tanıdıklarımızdan kimseye sormadım. Bu haberi görür görmez o anda bu aile ile irtibatımı koparma kararı verdim." dedi.

Gülistan Doku kaybolmadan önceki tarih olan 2 Ocak 2020'de Tunceli'ye geldiklerini, bankaya uğradığını, bazı ziyaretler sonrasında Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu'nu (soruşturma kapsamında tutuklu) arayarak öğretmenevinde yer ayarlandığını ve orada kaldıklarını anlatan Kahraman, 3-4 Ocak'ta çeşitli ziyaretler yaptıklarını belirtti.

Kahraman, 5 Ocak'ta kahvaltıya davetli olduklarını, vapura yetişmek için garnizondan çıktıklarını söyleyerek, "Sarı Saltuk Köprüsü'nde ve yol güzergahı boyunca hiç durmadık. Sarı Saltuk Köprüsü'nden geçerken hiç kimseyi kesinlikle görmedim." ifadesini kullandı.

"Gülistan Doku'yu köprü üzerinden araçla siz mi aldınız, ne amaçla aldınız ve Gülistan Doku'nun akıbeti hakkında tüm bildiklerinizi anlatınız?" sorusu üzerine Kahraman, şu savunmayı yaptı:

“12.27'de Bayraktepe'den ayrılırken Handan Sonel'i üç gün bizi ağırladığı ve öğretmenevinde misafir ettiği için teşekkür etmek amaçlı aradım. O sırada bahsi geçen Gülistan Doku ya da köprü üstünde çömelmiş bir kız veya bir insan kesinlikle görmedik. Görmemiz mümkün değil. Ulaşamadığım Handan Sonel kayıtlara göre 12.41'de beni aramış. Aradan geçen 15 dakikada Pertek yol ayrımına gelmiş veya dönmüşüzdür. Bu sebeple yolda durmak herhangi bir insanı arabaya almak ya da bir planın kurgunun içinde olmak gibi bir durum söz konusu değildir. Tüm bu ithamları kesinlikle kabul etmiyorum. Arabada iki kızım ve eşimle gayet mutlu huzurlu bir şekilde yaptığımız dört günlük tatilden evimize dönmek üzere yolumuza çıktık. Yolun devamında Handan Sonel ile 12 dakika yaptığım konuşma ise kendisinin davet ettiği katıldığım gündeki bir kişi hariç yeni tanıdığım diğer kadınlar hakkında konuşuldu, kritik yapıldı. Kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbetti. Belki yoldan birkaç daha görüşme yapmış olabilirim.”

“Yaptığımız bu gezide kendileriyle görüşmüş olduğumuzu kabul ediyoruz”

Kahraman, "Araçlarının köprüden geçmesi, ardından telefon görüşmelerinin yapılması, Tunceli'ye geldikten sonra görüşülen kişiler ve Gülistan'ın kaybolduğu saat aralığındaki araç geçişlerine göre 200'ü aşkın kişinin 15-20 gün içerisinde ifadelerinin alınması ve araçlarının tespit edilmesine rağmen kendilerinin içinde bulundukları aracın soruşturma dışı bırakıldığı ve ifadelerinin alınmadığı"na ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

“Bahsettiğiniz olasılık gerçekten kötü bir tesadüften ibaret. Hiçbir şekilde planlanmış bir şey değildir. Terör bölgesi olması nedeniyle Gaziantep'e karanlıkta varılmaması için planlanmış saattir. Bahsi geçen isimler Tuncay Sonel, Handan Sonel ve Şükrü Eroğlu 9 ay önce tayin olup gittiğimiz ilin valisi, eşi, her işini yapan, bilen koruma polisidir. Yaptığımız bu gezide kendileriyle görüşmüş olduğumuzu kabul ediyoruz. Bu yüzden aranmıştır. Şükrü Eroğlu, öğretmenevi organizasyonu nedeniyle aranmıştır. Aracımızın tespit edilmemesi ve bizlerin ifadeye çağrılmaması sebebini tam olarak bilmiyorum ancak ile geldiğimiz, gezmeye geldiğimiz oradan 9 ay önce ayrıldığımız, sorguyu yapan kişiler tarafından da kolluk kuvveti tarafında da açıkça bilinmektedir. Çağrılsaydık koşa koşa gelir ifademizi verirdik. Her şey çok daha kolay ve hatırlanabilir olur. Bugün düştüğümüz bu kötü duruma düşmezdik. Gülistan Doku'yu tanımayız, Mustafa Türkay Sonel ile ilişkimiz yoktur. Bize anlatılan ve bahsedilen konuyla alakamız yoktur. Yapılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum.”

Burçin Hızlı Kahraman, "O dakika oradan geçişimiz, dosyanın asıl fail olarak belirttiğiniz kişiyle telefon görüşmesi yapmam tamamen kötü bir tesadüften ibarettir. Planlanan herhangi bir durum söz konusu değildir. Amacımız sadece hava kararmadan Gaziantep'teki evimize ulaşmaktır. Bu sebeple saat 13.00'teki Pertek vapuruna yetişmektir." şeklinde savunma yaptı.