İran’dan İsrail’in Suriye Saldırılarına Sert Tepki. İran’dan İsrail’in Suriye Saldırılarına Sert Tepki.

Haber Merkezi- İsrail ordusunun Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkerim Mülteci Kampı'na yönelik saldırıları, 30. gününe girdi. Saldırılar, altyapıyı tamamen yıkarken, kampın evleri ve işyerleri büyük hasar gördü. Tulkerim Valisi Faysal Selame, yaptığı açıklamada, 30 gün süren işgal ve kuşatmanın büyük bir yıkıma yol açtığını belirterek, kamptaki Filistinlilerin silah tehdidi altında göç etmeye zorlandığını ifade etti. Selame, 16 bin kişilik nüfusa sahip olan kamptan 12 bin kişinin yerinden edildiğini aktardı. İsrail askerleri, kamptaki evlerde, caddelerde, ara sokaklarda ve mahallelerde tahribat yaratmaya devam ediyor.


Saldırılarda 4 mahallede yolların kazıldığı, 26 evin tamamen yıkıldığı ve çevredeki bina ve dükkanların büyük hasar gördüğü bildirildi. Ayrıca, Tulkerim Mülteci Kampı’nda en az 40 binanın ve 300 dükkanın tamamen yıkıldığı, 10 evin ateşe verildiği ve yüzlerce evin kısmen yıkıldığı belirtildi. Kamptaki altyapı büyük oranda yerle bir edilirken, eğitim süreci de aksadı. Kampın genel durumu, daha önce görülmemiş bir şekilde tahrip oldu.


Selame, İsrail’in saldırılarının yalnızca askeri ve güvenlik amaçlı olmadığını, Tel Aviv yönetiminin mülteci sorununa darbe vurmayı ve demografik yapıyı yeniden şekillendirmeyi amaçladığını vurguladı. İsrail'in, Tulkerim Mülteci Kampı’nı boşaltmaya çalışarak, bölgedeki nüfus yapısını değiştirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.


Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, 21 Ocak'tan bu yana süren saldırılarda 61 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi zorla yerinden edildi. Bölgedeki evler, mülkler ve altyapı büyük hasar gördü. İsrail’in bölgedeki gerginliği tırmandırmayı sürdürdüğü, 23 Şubat akşamı tanklarla Batı Şeria’ya girerek Cenin Mülteci Kampı’na baskın düzenlediği bildirildi.

Bu uzun süreli saldırılar, hem yerinden edilen Filistinliler için dramatik bir insani kriz yaratıyor hem de bölgedeki altyapının tamamen çökmesine yol açıyor. Uluslararası toplum, bu durumu endişeyle izlerken, çözüm için somut adımlar atılması gerektiği ifade ediliyor.